İçeriğe atla

yanmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

yanmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi yanar)

Mum 'yanıyor. ' (1)
Odunlar yanmış. (2)
Ampul yanıyor. (3)
Etler yanmış. (4)
Adamın bedeni yanmış. (5)
  1. (kimyasal süreçler) ateş durumuna geçmek, tutuşmak
    • Kömür yandı. Ocaktaki odun yandı.
  2. (yangın) birleşimindeki karbon nedeniyle ısı ve ışık yayarak kül olmak
    • Yanan ormanların yerine yeni orman yetiştirilir. - Anayasa
  3. ısı, ışık veren bir konuma geçmek
    • Gece oldu, ışıklar yandı, yatsı vakti geldi. - M. Ş. Esendal
  4. bütünü veya bir bölümü ateş veya sıcaklığın etkisi ile bozulmak, kömür durumuna geçmek
    • Yemek yandı. Ekmek yandı.
  5. ısı etkisiyle vücudun bir yanının yara olması, kızarması veya renginin koyulaşması
    • Ateşe dokundu, eli yandı. Güneşten kolları yandı.
  6. vücut veya nesnelerin ısısının artması
    • Ateşler içinde, günlerce titreyerek yanar. - Y. Z. Ortaç
    • Odamız yaz günleri çinko damın altında yanar durur. - O. V. Kanık
  7. parlamak, parıldamak
    • Birkaç batarya top, kızgın güneş altında pırıl pırıl yanıyor. - F. R. Atay
  8. birtakım etmenlerin etkisiyle işe yaramaz duruma gelmek
    • Kumaş boyadan yanmış. Ekinler dondan yanmış.
  9. yanık acısına benzer bir acı duymak
    • Boğazım yanıyor. Biberden ağzım yandı.
  10. çok istemek, çabalamak
    • Çocuklar, kendilerini beğendirmek için yanıyorlar. - R. N. Güntekin
  11. çok üzülmek
    • Bu yaz tatil yapamayacağıma yanıyorum.
  12. çok sevmek, büyük bir aşk ile sevmek
  13. hükümsüz kalmak, değerini yitirmek
    • Ben yokken, Sedef'in biriktirdiği miller yanmasın diye Kıbrıs'a gitmişler.
      — 2018, Ayfer Tunç, Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura, Can Sanat Yayınları, s. 67
  14. zarara, kötülüğe uğramak
    • Maazallah! Birimize kitaptan rastgele bir şey soracak olsa yandığımız gündü. - H. Taner
  15. çocuk oyunlarında oyun dışı kalmak
  16. bir bir sıralamak, dile getirmek, dert dökmek, anlatmak
    • Yazı yazmak, hayatımı anlatmak, kalbimi dökmek ihtiyacıyla yanıyorum. - S. M. Alus

Çekimleme

[düzenle]
yanmak eyleminin çekimi
olumlu çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit yandım yandın yandı yandık yandınız yandılar
hikâye yandıydım yandıydın yandıydı yandıydık yandıydınız yandıydılar
rivayet — — — — — —
şart yandıysam yandıysan yandıysa yandıysak yandıysanız yandıysalar
yandılarsa
belirsiz geçmiş basit yanmışım yanmışsın yanmış yanmışız yanmışsınız yanmışlar
hikâye yanmıştım yanmıştın yanmıştı yanmıştık yanmıştınız yanmıştılar
rivayet yanmışmışım yanmışmışsın yanmışmış yanmışmışız yanmışmışsınız yanmışmışlar
şart yanmışsam yanmışsan yanmışsa yanmışsak yanmışsanız yanmışsalar
yanmışlarsa
geniş basit yanarım yanarsın yanar yanarız yanarsınız yanarlar
hikâye yanardım yanardın yanardı yanardık yanardınız yanardılar
rivayet yanarmışım yanarmışsın yanarmış yanarmışız yanarmışsınız yanarmışlar
şart yanarsam yanarsan yanarsa yanarsak yanarsanız yanarsalar
yanarlarsa
şimdiki basit yanıyorum yanıyorsun yanıyor yanıyoruz yanıyorsunuz yanıyorlar
hikâye yanıyordum yanıyordun yanıyordu yanıyorduk yanıyordunuz yanıyordular
rivayet yanıyormuşum yanıyormuşsun yanıyormuş yanıyormuşuz yanıyormuşsunuz yanıyormuşlar
şart yanıyorsam yanıyorsan yanıyorsa yanıyorsak yanıyorsanız yanıyorsalar
yanıyorlarsa
gelecek basit yanacağım yanacaksın yanacak yanacağız yanacaksınız yanacaklar
hikâye yanacaktım yanacaktın yanacaktı yanacaktık yanacaktınız yanacaktılar
rivayet yanacakmışım yanacakmışsın yanacakmış yanacakmışız yanacakmışsınız yanacakmışlar
şart yanacaksam yanacaksan yanacaksa yanacaksak yanacaksanız yanacaksalar
yanacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit yanayım yanasın yana yanalım yanasınız yanalar
hikâye yanaydım yanaydın yanaydı yanaydık yanaydınız yanaydılar
rivayet yanaymışım yanaymışsın yanaymış yanaymışız yanaymışsınız yanaymışlar
şart — — — — — —
şart basit yansam yansan yansa yansak yansanız yansalar
hikâye yansaydım yansaydın yansaydı yansaydık yansaydınız yansaydılar
rivayet yansaymışım yansaymışsın yansaymış yansaymışız yansaymışsınız yansaymışlar
şart — — — — — —
gereklilik basit yanmalıyım yanmalısın yanmalı yanmalıyız yanmalısınız yanmalılar
hikâye yanmalıydım yanmalıydın yanmalıydı yanmalıydık yanmalıydınız yanmalıydılar
rivayet yanmalıymışım yanmalıymışsın yanmalıymış yanmalıymışız yanmalıymışsınız yanmalıymışlar
şart yanmalıysam yanmalıysan yanmalıysa yanmalıysak yanmalıysanız yanmalıysalar
yanmalılarsa
emir basit — yan yansın — yanın
yanınız
yansınlar
hikâye — — — — — —
rivayet — — — — — —
şart — — — — — —
olumsuz çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit yanmadım yanmadın yanmadı yanmadık yanmadınız yanmadılar
hikâye yanmadıydım yanmadıydın yanmadıydı yanmadıydık yanmadıydınız yanmadıydılar
rivayet — — — — — —
şart yanmadıysam yanmadıysan yanmadıysa yanmadıysak yanmadıysanız yanmadıysalar
yanmadılarsa
belirsiz geçmiş basit yanmamışım yanmamışsın yanmamış yanmamışız yanmamışsınız yanmamışlar
hikâye yanmamıştım yanmamıştın yanmamıştı yanmamıştık yanmamıştınız yanmamıştılar
rivayet yanmamışmışım yanmamışmışsın yanmamışmış yanmamışmışız yanmamışmışsınız yanmamışmışlar
şart yanmamışsam yanmamışsan yanmamışsa yanmamışsak yanmamışsanız yanmamışsalar
yanmamışlarsa
geniş basit yanmam yanmazsın yanmaz yanmayız yanmazsınız yanmazlar
hikâye yanmazdım yanmazdın yanmazdı yanmazdık yanmazdınız yanmazdılar
rivayet yanmazmışım yanmazmışsın yanmazmış yanmazmışız yanmazmışsınız yanmazmışlar
şart yanmazsam yanmazsan yanmazsa yanmazsak yanmazsanız yanmazsalar
yanmazlarsa
şimdiki basit yanmıyorum yanmıyorsun yanmıyor yanmıyoruz yanmıyorsunuz yanmıyorlar
hikâye yanmıyordum yanmıyordun yanmıyordu yanmıyorduk yanmıyordunuz yanmıyordular
rivayet yanmıyormuşum yanmıyormuşsun yanmıyormuş yanmıyormuşuz yanmıyormuşsunuz yanmıyormuşlar
şart yanmıyorsam yanmıyorsan yanmıyorsa yanmıyorsak yanmıyorsanız yanmıyorsalar
yanmıyorlarsa
gelecek basit yanmayacağım yanmayacaksın yanmayacak yanmayacağız yanmayacaksınız yanmayacaklar
hikâye yanmayacaktım yanmayacaktın yanmayacaktı yanmayacaktık yanmayacaktınız yanmayacaktılar
rivayet yanmayacakmışım yanmayacakmışsın yanmayacakmış yanmayacakmışız yanmayacakmışsınız yanmayacakmışlar
şart yanmayacaksam yanmayacaksan yanmayacaksa yanmayacaksak yanmayacaksanız yanmayacaksalar
yanmayacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit yanmayayım yanmayasın yanmaya yanmayalım yanmayasınız yanmayalar
hikâye yanmayaydım yanmayaydın yanmayaydı yanmayaydık yanmayaydınız yanmayaydılar
rivayet yanmayaymışım yanmayaymışsın yanmayaymış yanmayaymışız yanmayaymışsınız yanmayaymışlar
şart — — — — — —
şart basit yanmasam yanmasan yanmasa yanmasak yanmasanız yanmasalar
hikâye yanmasaydım yanmasaydın yanmasaydı yanmasaydık yanmasaydınız yanmasaydılar
rivayet yanmasaymışım yanmasaymışsın yanmasaymış yanmasaymışız yanmasaymışsınız yanmasaymışlar
şart — — — — — —
gereklilik basit yanmamalıyım yanmamalısın yanmamalı yanmamalıyız yanmamalısınız yanmamalılar
hikâye yanmamalıydım yanmamalıydın yanmamalıydı yanmamalıydık yanmamalıydınız yanmamalıydılar
rivayet yanmamalıymışım yanmamalıymışsın yanmamalıymış yanmamalıymışız yanmamalıymışsınız yanmamalıymışlar
şart yanmamalıysam yanmamalıysan yanmamalıysa yanmamalıysak yanmamalıysanız yanmamalıysalar
yanmamalılarsa
emir basit — yanma yanmasın — yanmayın
yanmayınız
yanmasınlar
hikâye — — — — — —
rivayet — — — — — —
şart — — — — — —

Deyimler

[düzenle]

canı yanmak, midesi yanmak, par par yanmak, sütten ağzı yanmak

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]
  • Kubbealtı Lugatı'nda "YANMAK :"
  • Nişanyan Sözlük'te: yanmak.