İçeriğe atla

kızarmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

kızarmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi kızarır) kızarmak -ır kızarmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi kızarır)

  1. kırmızı veya ona yakın renk almak
Nihat, yüzü kızarmış, alçak sesle söylendi. - P. Safa
  1. bazı sebze ve meyveler olgunlaşmaya başlamak, olgunlaşmak
Meyveler kızarmadan dalı üstünde soldu. Irmak yatağı kumsal, kırlar dikenlik oldu. - F. N. Çamlıbel
  1. utanç, öfke vb. duyguların etkisiyle, kanın yüze hücumu sonucu yüz kırmızı renk almak
  2. yiyecekler tavada kızgın yağ içinde veya ateşte kırmızılaşarak pişmek
Sofrada tarhana çorbası, kızarmış tavuk, bulgur pilavı vardı. - Y. Kemal


Deyimler

[düzenle]
gözlerinin içine kadar kızarmak
ıstakoz gibi kızarmak

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Türk Dil Kurumuna göre "kızarmak" maddesi

Eski Türkçe

[düzenle]
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Eylem

[düzenle]
  1. kızarmak