yanık

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Disambig.svg Ayrıca bakınız: Yanık

Türkçe[düzenle]

[düzenle]

yanık (belirtme hâli yanığı, çoğulu yanıklar) -ğı

  1. yanmış yer, yanmış olan yerde kalan iz
    Halıdaki yanığı ördürmeli.
  2. (tıp) herhangi bir ısıdan meydana gelen doku bozukluğu

Deyimler[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Ön ad[düzenle]

yanık (karşılaştırma daha yanık, üstünlük en yanık)

  1. yanmakta olan
    Binada yanık lamba bırakmayın.
  2. yanmış olan
    Yanık soğan kokulu bir buhar odayı dolduruyordu. - R. Enis
  3. rengi koyulaşmış
    Kocaman hasır şapkalarının altında sarı saçları uçan, yanık iki genç kız. - S. F. Abasıyanık
  4. (tıp) sıkıntı veya hastalıktan iyi gelişmemiş, kavruk
    Yanık bir çocuk.
  5. verimsiz, kıraç duruma gelmiş olan
  6. bıkkın, üzüntülü, dertli
  7. duygulu, dokunaklı, acılı, etkili
    Aşk söyletir en yanık türküleri. Ay buluta girdiği gecelerde. - C. S. Tarancı

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Atasözleri[düzenle]