yanık

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Disambig.svg Ayrıca bakınız: Yanık

Türkçe[düzenle]

[düzenle]

yanık (belirtme hâli yanığı, çoğulu yanıklar)

[1] yanmış yer, yanmış olan yerde kalan iz
Halıdaki yanığı ördürmeli.
[2] (tıp) herhangi bir ısıdan meydana gelen doku bozukluğu

Deyimler[düzenle]

bağrı yanık

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Ön ad[düzenle]

[1] yanmakta olan
Binada yanık lamba bırakmayın.
[2] yanmış olan
Yanık soğan kokulu bir buhar odayı dolduruyordu. - R. Enis
[3] rengi koyulaşmış
Kocaman hasır şapkalarının altında sarı saçları uçan, yanık iki genç kız. - S. F. Abasıyanık
[4] sıkıntı veya hastalıktan iyi gelişmemiş, kavruk
Yanık bir çocuk.
[5] verimsiz, kıraç duruma gelmiş olan
[6] bıkkın, üzüntülü, dertli
[7] duygulu, dokunaklı, acılı, etkili
Aşk söyletir en yanık türküleri. Ay buluta girdiği gecelerde. - C. S. Tarancı

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Atasözleri[düzenle]

Yanık yerin otu tez biter