parlamak

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

parlamak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi parlar) parlamak -r

[1] güçlü ışık çıkarmak, ışık saçmak
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak. O benimdir, o benim milletimindir ancak. - M. A. Ersoy
[2] (optik) ışık kaynağından gelen ışınları yansıtmak
Ayna parlıyor.
[3] tutuşup alev çıkarmak
Pof diye gaz parladı ve zaten seyrek olan kirpiklerimi ütüledi. - B. Felek
[4] mevkisi yükselmek
Nüfuzlu akrabasından yardım ve kendi mizaçgirliği sayesinde bir iki senede parlamış, büyük bir hariciye memuru olmuş. - R. N. Güntekin
[5] ün, san kazanmak, herkesçe tanınmak
Kendini nasıl müdafaa edebilip yâr ve ağyar nazarında parlayacak. - N. Hikmet
[6] birdenbire öfkelenmek
[7] ortaya çıkmak
Feride'nin yüzünde bir çocuk sevinci parladı. - R. N. Güntekin

Deyimler[düzenle]

yıldızı parlamak

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Türkmence[düzenle]

Eylem[düzenle]

parlamak

[1] parlamak

Kaynakça[düzenle]

  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.