İçeriğe atla

uydurmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Türkçe

Heceleme

[düzenle]
  • Heceleme: uy‧dur‧mak

Eylem

[düzenle]

uydurmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi uydurur)

  1. Uymasını sağlamak; yakıştırmak.
    • Gözlerini kilidi sökülmüş ve büyümüş anahtar deliğine uydurdu. - P. Safa
  2. Hayal gücünden yararlanarak gerçek dışı bir şey söylemek, yakıştırmak; düzmek.
    • Terzinin kendi sözünü yanlış anlamış olduğu hikâyesini uydurmuş olmalıydı. - A. Ş. Hisar
  3. Yalan söylemek, düzmece laflar etmek.
  4. Yolunu bulup elde etmek, sağlamak, bulmak, tedarik etmek.
  5. (cinsellik) Cinsel birleşmede bulunmak.

Çekimleme

[düzenle]
uydurmak eyleminin çekimi
olumlu çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit uydurdum uydurdun uydurdu uydurduk uydurdunuz uydurdular
hikâye uydurduydum uydurduydun uydurduydu uydurduyduk uydurduydunuz uydurduydular
rivayet
şart uydurduysam uydurduysan uydurduysa uydurduysak uydurduysanız uydurduysalar
uydurdularsa
belirsiz geçmiş basit uydurmuşum uydurmuşsun uydurmuş uydurmuşuz uydurmuşsunuz uydurmuşlar
hikâye uydurmuştum uydurmuştun uydurmuştu uydurmuştuk uydurmuştunuz uydurmuştular
rivayet uydurmuşmuşum uydurmuşmuşsun uydurmuşmuş uydurmuşmuşuz uydurmuşmuşsunuz uydurmuşmuşlar
şart uydurmuşsam uydurmuşsan uydurmuşsa uydurmuşsak uydurmuşsanız uydurmuşsalar
uydurmuşlarsa
geniş basit uydururum uydurursun uydurur uydururuz uydurursunuz uydururlar
hikâye uydururdum uydururdun uydururdu uydururduk uydururdunuz uydururdular
rivayet uydururmuşum uydururmuşsun uydururmuş uydururmuşuz uydururmuşsunuz uydururmuşlar
şart uydurursam uydurursan uydurursa uydurursak uydurursanız uydurursalar
uydururlarsa
şimdiki basit uyduruyorum uyduruyorsun uyduruyor uyduruyoruz uyduruyorsunuz uyduruyorlar
hikâye uyduruyordum uyduruyordun uyduruyordu uyduruyorduk uyduruyordunuz uyduruyordular
rivayet uyduruyormuşum uyduruyormuşsun uyduruyormuş uyduruyormuşuz uyduruyormuşsunuz uyduruyormuşlar
şart uyduruyorsam uyduruyorsan uyduruyorsa uyduruyorsak uyduruyorsanız uyduruyorsalar
uyduruyorlarsa
gelecek basit uyduracağım uyduracaksın uyduracak uyduracağız uyduracaksınız uyduracaklar
hikâye uyduracaktım uyduracaktın uyduracaktı uyduracaktık uyduracaktınız uyduracaktılar
rivayet uyduracakmışım uyduracakmışsın uyduracakmış uyduracakmışız uyduracakmışsınız uyduracakmışlar
şart uyduracaksam uyduracaksan uyduracaksa uyduracaksak uyduracaksanız uyduracaksalar
uyduracaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit uydurayım uydurasın uydura uyduralım uydurasınız uyduralar
hikâye uyduraydım uyduraydın uyduraydı uyduraydık uyduraydınız uyduraydılar
rivayet uyduraymışım uyduraymışsın uyduraymış uyduraymışız uyduraymışsınız uyduraymışlar
şart
şart basit uydursam uydursan uydursa uydursak uydursanız uydursalar
hikâye uydursaydım uydursaydın uydursaydı uydursaydık uydursaydınız uydursaydılar
rivayet uydursaymışım uydursaymışsın uydursaymış uydursaymışız uydursaymışsınız uydursaymışlar
şart
gereklilik basit uydurmalıyım uydurmalısın uydurmalı uydurmalıyız uydurmalısınız uydurmalılar
hikâye uydurmalıydım uydurmalıydın uydurmalıydı uydurmalıydık uydurmalıydınız uydurmalıydılar
rivayet uydurmalıymışım uydurmalıymışsın uydurmalıymış uydurmalıymışız uydurmalıymışsınız uydurmalıymışlar
şart uydurmalıysam uydurmalıysan uydurmalıysa uydurmalıysak uydurmalıysanız uydurmalıysalar
uydurmalılarsa
emir basit uydur uydursun uydurun
uydurunuz
uydursunlar
hikâye
rivayet
şart
olumsuz çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit uydurmadım uydurmadın uydurmadı uydurmadık uydurmadınız uydurmadılar
hikâye uydurmadıydım uydurmadıydın uydurmadıydı uydurmadıydık uydurmadıydınız uydurmadıydılar
rivayet
şart uydurmadıysam uydurmadıysan uydurmadıysa uydurmadıysak uydurmadıysanız uydurmadıysalar
uydurmadılarsa
belirsiz geçmiş basit uydurmamışım uydurmamışsın uydurmamış uydurmamışız uydurmamışsınız uydurmamışlar
hikâye uydurmamıştım uydurmamıştın uydurmamıştı uydurmamıştık uydurmamıştınız uydurmamıştılar
rivayet uydurmamışmışım uydurmamışmışsın uydurmamışmış uydurmamışmışız uydurmamışmışsınız uydurmamışmışlar
şart uydurmamışsam uydurmamışsan uydurmamışsa uydurmamışsak uydurmamışsanız uydurmamışsalar
uydurmamışlarsa
geniş basit uydurmam uydurmazsın uydurmaz uydurmayız uydurmazsınız uydurmazlar
hikâye uydurmazdım uydurmazdın uydurmazdı uydurmazdık uydurmazdınız uydurmazdılar
rivayet uydurmazmışım uydurmazmışsın uydurmazmış uydurmazmışız uydurmazmışsınız uydurmazmışlar
şart uydurmazsam uydurmazsan uydurmazsa uydurmazsak uydurmazsanız uydurmazsalar
uydurmazlarsa
şimdiki basit uydurmuyorum uydurmuyorsun uydurmuyor uydurmuyoruz uydurmuyorsunuz uydurmuyorlar
hikâye uydurmuyordum uydurmuyordun uydurmuyordu uydurmuyorduk uydurmuyordunuz uydurmuyordular
rivayet uydurmuyormuşum uydurmuyormuşsun uydurmuyormuş uydurmuyormuşuz uydurmuyormuşsunuz uydurmuyormuşlar
şart uydurmuyorsam uydurmuyorsan uydurmuyorsa uydurmuyorsak uydurmuyorsanız uydurmuyorsalar
uydurmuyorlarsa
gelecek basit uydurmayacağım uydurmayacaksın uydurmayacak uydurmayacağız uydurmayacaksınız uydurmayacaklar
hikâye uydurmayacaktım uydurmayacaktın uydurmayacaktı uydurmayacaktık uydurmayacaktınız uydurmayacaktılar
rivayet uydurmayacakmışım uydurmayacakmışsın uydurmayacakmış uydurmayacakmışız uydurmayacakmışsınız uydurmayacakmışlar
şart uydurmayacaksam uydurmayacaksan uydurmayacaksa uydurmayacaksak uydurmayacaksanız uydurmayacaksalar
uydurmayacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit uydurmayayım uydurmayasın uydurmaya uydurmayalım uydurmayasınız uydurmayalar
hikâye uydurmayaydım uydurmayaydın uydurmayaydı uydurmayaydık uydurmayaydınız uydurmayaydılar
rivayet uydurmayaymışım uydurmayaymışsın uydurmayaymış uydurmayaymışız uydurmayaymışsınız uydurmayaymışlar
şart
şart basit uydurmasam uydurmasan uydurmasa uydurmasak uydurmasanız uydurmasalar
hikâye uydurmasaydım uydurmasaydın uydurmasaydı uydurmasaydık uydurmasaydınız uydurmasaydılar
rivayet uydurmasaymışım uydurmasaymışsın uydurmasaymış uydurmasaymışız uydurmasaymışsınız uydurmasaymışlar
şart
gereklilik basit uydurmamalıyım uydurmamalısın uydurmamalı uydurmamalıyız uydurmamalısınız uydurmamalılar
hikâye uydurmamalıydım uydurmamalıydın uydurmamalıydı uydurmamalıydık uydurmamalıydınız uydurmamalıydılar
rivayet uydurmamalıymışım uydurmamalıymışsın uydurmamalıymış uydurmamalıymışız uydurmamalıymışsınız uydurmamalıymışlar
şart uydurmamalıysam uydurmamalıysan uydurmamalıysa uydurmamalıysak uydurmamalıysanız uydurmamalıysalar
uydurmamalılarsa
emir basit uydurma uydurmasın uydurmayın
uydurmayınız
uydurmasınlar
hikâye
rivayet
şart

Deyimler

[düzenle]

ayak uydurmak, her sakala bir tarak uydurmak

Çeviriler

[düzenle]

çeviriler

Kaynakça

[düzenle]