kazık
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Ad
[düzenle]kazık (belirtme hâli kazığı, çoğulu kazıklar)

- Toprağa çakılmak için hazırlanmış, ucu sivri demir veya ağaç
- Çadır kazığı. Hayvanı kazığa bağlamak.
- (yapı malzemeleri) İskele yapmak için denize çakılan ağaç, demir veya beton direk.
- (yapı malzemeleri) Yapıların temelinde kullanılan, toprağa çakılan veya toprak içine giren tahta, maden veya betonarmeden silindir, prizma vb. biçimindeki uzun parça.
- Alışverişte pahalı ürün veya kalitesiz ürün aldırmak
- (spor) Genellikle yağlı güreşte, güreşçinin, elini hasmının kispeti içine sokarak yaptığı oyun.
- (idam) İnsanı üzerine oturtarak öldürdükleri, yere dik çakılmış sivri uçlu odun veya şiş.
- (ceza hukuku) Kazığa oturtarak uygulanan öldürme cezası.
- (askeriye) Onbaşı ve çavuş rütbelerinin dikey işareti
- 2004: Ahmet BÜKE, 2004, İzmir Postası'nın Adamları, sayfa 73 , Kanat Yayınları
- "Fethi, düzgün el yazısının yüzü suyu hürmetine kaptığı kırmızı "onbaşı" kazığını çarşıcı üniformasına diktirmek için bölüğün terzihanesine girdiği gün Laz'ı görmüştü."
- 2004: Ahmet BÜKE, 2004, İzmir Postası'nın Adamları, sayfa 73 , Kanat Yayınları
- (askeriye) Rütbesi kola takılan askerlerde, kıdemine göre belirli bir yıl içerisinde rütbenin altına ekledikleri yatay çizgi.
Ön ad
[düzenle]kazık (karşılaştırma daha kazık, üstünlük en kazık)
- (eğitim) çok zor (soru, sınav vb.)
Deyimler
[düzenle]dünyaya kazık çakmak, dünyaya kazık kakmak, kazık atmak, kazık kadar, kazık yemek, nereye kazık çaksam oraya torba asar; nereye kazık çaksam oraya torba asar
Atasözleri
[düzenle]Çatal kazık yere batmaz, Olursan kazık olma, tokmak ol, Tokmağı baş kazık yer
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]Türk Dil Kurumuna göre "kazık" maddesi
Gagavuzca
[düzenle]Ad
[düzenle]kazık
- kazık
Köken
[düzenle]- Eski Türkçe qazyq
Kaynakça
[düzenle]- Etymological Dictionaries - Andras Rajki