İçeriğe atla

kazık

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

kazık (belirtme hâli kazığı, çoğulu kazıklar)

Ahşap bir kazık (1)
  1. Toprağa çakılmak için hazırlanmış, ucu sivri demir veya ağaç
    • Çadır kazığı. Hayvanı kazığa bağlamak.
  2. (yapı malzemeleri) İskele yapmak için denize çakılan ağaç, demir veya beton direk.
  3. (yapı malzemeleri) Yapıların temelinde kullanılan, toprağa çakılan veya toprak içine giren tahta, maden veya betonarmeden silindir, prizma vb. biçimindeki uzun parça.
  4. Alışverişte pahalı ürün veya kalitesiz ürün aldırmak
  5. (spor) Genellikle yağlı güreşte, güreşçinin, elini hasmının kispeti içine sokarak yaptığı oyun.
  6. (idam) İnsanı üzerine oturtarak öldürdükleri, yere dik çakılmış sivri uçlu odun veya şiş.
  7. (ceza hukuku) Kazığa oturtarak uygulanan öldürme cezası.
  8. (askeriye) Onbaşı ve çavuş rütbelerinin dikey işareti
    • 2004: Ahmet BÜKE, 2004, İzmir Postası'nın Adamları, sayfa 73 , Kanat Yayınları
      "Fethi, düzgün el yazısının yüzü suyu hürmetine kaptığı kırmızı "onbaşı" kazığını çarşıcı üniformasına diktirmek için bölüğün terzihanesine girdiği gün Laz'ı görmüştü."
  9. (askeriye) Rütbesi kola takılan askerlerde, kıdemine göre belirli bir yıl içerisinde rütbenin altına ekledikleri yatay çizgi.

Ön ad

[düzenle]

kazık (karşılaştırma daha kazık, üstünlük en kazık)

  1. (eğitim) çok zor (soru, sınav vb.)

Deyimler

[düzenle]

dünyaya kazık çakmak, dünyaya kazık kakmak, kazık atmak, kazık kadar, kazık yemek, nereye kazık çaksam oraya torba asar; nereye kazık çaksam oraya torba asar

Atasözleri

[düzenle]

Çatal kazık yere batmaz, Olursan kazık olma, tokmak ol, Tokmağı baş kazık yer

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Türk Dil Kurumuna göre "kazık" maddesi

Gagavuzca

[düzenle]

kazık

  1. kazık

Köken

[düzenle]
  1. Eski Türkçe qazyq

Kaynakça

[düzenle]
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki