oyun
| Ayrıca bakınız: oýun |
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]oyun (belirtme hâli oyunu, çoğulu oyunlar)
- (oyun) Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence; baziçe.
- (tiyatro, sinema) Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi.
- Müzik eşliğinde yapılan hareketlerin bütünü.
- Kaşık oyunu.
- Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser; temsil, piyes.
- Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma.
- Olimpiyat oyunları. Akdeniz oyunları.
- Şaşkınlık uyandırıcı hüner.
- Hokkabazın oyunu. Cambazın oyunu.
- kumar.
- "Bazıları oyun başından kalkar kalkmaz her şeyi unuturlar." - Peyami Safa
- (spor) Güreşte rakibini yenmek için yapılan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket.
- (spor) Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç.
- (mecaz) entrika
- Atatürk hiçbir zaman onların oyununa kanmış değildir. - Haldun Taner
- (mecaz) areketten veya kullanılıştan gelen çeşitlilik, aldatıcı görünüş.
- "... sonra iki ince bulut arasından kızıl ve mavimsi ışıkları birbirine bağlayarak odanın soyutlaşmış boşluğunu dağıtmak istermişçesine camın yüzünde garip bir renk oyunu yapıyordu." - Cengiz Dağcı
- (mecaz) hile.
- bilgisayar oyunu.
- 2026: Ethem Baran, 2026, Kırkikindiler Bittiğinde, sayfa 43 , İletişim Yayınları
- "Sabaha kadar bilgisayarda oyun oynayan Attila'nın odasına -Kerem'in odası- kapı aralığından baktı, uyuyordu çocuk."
- 2026: Ethem Baran, 2026, Kırkikindiler Bittiğinde, sayfa 43 , İletişim Yayınları
Çekimleme
[düzenle]
Atasözleri
[düzenle]Deyimler
[düzenle]oyuna çıkmak, oyuna gelmek, oyuna getirmek, oyuna kurban gitmek, oyun almak, oyun bağlamak, oyun bozmak, oyun çıkarmak, oyun dışı kalmak, oyun etmek, oyun kurmak, oyun oynamak, oyunu almak, oyunun kurallarını bilmek, oyun vermek, oyun yapmak
Türetilmiş Kavramlar
[düzenle]oyun alanı, oyunbozan, oyun ebesi, oyun havası, oyun kâğıdı, oyun konsolu, oyun kurucu, oyun masası, oyun sahası, oyun salonu, oyun yazarı, destek oyun, dürüst oyun, eğitici oyun, eğitsel oyun, orta oyunu, öncü oyun, pastoral oyun, seyirlik oyun, sözsüz oyun, vurgu oyunu, alicengiz oyunu, aralık oyunu, ayak oyunu, bilgisayar oyunu, Bizans oyunu, borsa oyunu, cirit oyunu, çocuk oyunu, fincan oyunu, gölge oyunu, hapis oyunu, hava oyunu, hayal oyunu, hokka oyunu, kâğıt oyunu, kaşık oyunu, kelime oyunu, kılıç oyunu, köy oyunu, kukla oyunu, lades oyunu, misket oyunu, peri oyunu, radyo oyunu, şans oyunu, takım oyunu, talih oyunu, televizyon oyunu, tuğla oyunu, video oyunu, yumruk oyunu, yüzük oyunu, halka oyunları
Çeviriler
[düzenle]
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "oyun" maddesi
Ad
[düzenle]oyun
- oy (ad) sözcüğünün çekimi:
- tamlayan tekil
- ikinci tekil şahıs iyelik tekil
Azerice
[düzenle]Ad
[düzenle]oyun
Gagavuzca
[düzenle]Köken
[düzenle]Eski Türkçe oj (oj)
Ad
[düzenle]oyun
- Türkçe 2 heceli sözcükler
- Türkçe IPA okunuşu olan sözcükler
- Türkçe sözcükler
- Türkçe adlar
- Türkçede oyun
- Türkçede tiyatro
- Türkçede sinema
- Türkçede spor
- Türkçe mecazlar
- Türkçe kitaptan tanıklıklar
- Türkçe çekimli adlar
- Azerice sözcükler
- Azerice adlar
- Eski Türkçe kökenli Türkçe sözcükler
- Gagavuzca sözcükler
- Gagavuzca adlar