şiş
Görünüm
| Ayrıca bakınız: sis |
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]şiş (belirtme hâli şişi, çoğulu şişler)



- (anatomi) Şişmiş olan yer
- "Emine Hanım'ın şiş gözleri daha sakindi." - Halide Edip Adıvar
- Bir ucu sivri, demir veya ağaçtan, bazen silah gibi kullanılabilen ince uzun çubuk.
- Bu çubuğa veya şişe geçirilerek pişirilmiş olan et.
- İki şiş eti pişirmek için dünyayı yemin ediyorum ateşe verirler.— 2009, Cem KALENDER, Klan, Kavis Kitap, s. 33
- Örgü örmekte kullanılan, metal, ağaç, kemik vb.nden yapılan uzun çubuk
- Ablası bir an çorap şişlerini bırakıyor, gözleri doluyor." - Halide Edip Adıvar
Ön ad
[düzenle]şiş
| Yalın | Karşılaştırma | Üstünlük |
|---|---|---|
| şiş | daha şiş | en şiş |
- Şişmiş, şişkin
- Bunlardan kurtulunca şiş karınlı bir sürü çocuk yolumuzu kesti (Refik H. Karay)
Deyimler
[düzenle]elemtere fiş kem gözlere şiş, ne şiş yansın ne kebap, şiş kebap, şişlemek
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]Azerice
[düzenle]Ad
[düzenle]şiş
- (onkoloji) tümör