kasa
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]İtalyanca cassa (“sandık, kutu, kap, özellikle para sandığı”) sözcüğünden.
Söyleniş
[düzenle]


Ad
[düzenle]kasa (belirtme hâli kasayı, çoğulu kasalar)
- (mobilya) para veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap
Arkaya doğru bir adım atıp sırtını meyhanecinin kasasına dayadı. — S. F. Abasıyanık
- (bankacılık, ticaret) ticarethanelerde para alınıp verilen yer.
- Mekandaki tek tük boş masa, kasaya yakın olanlardı.— 2014, Emrah POLAT, Alocu Tilki'nin Serencamı, İletişim Yayınları, s. 22
- (otomotiv) vagon, kamyon veya traktörün yük taşımak için şasiye bağlanmış üst bölümünü oluşturan parça.
- Onu hatırladığı gibi paçamı da hatırlamasın diye pikaba yürüdüm, kasanın kapağını açtım.— 2019, Batuhan AŞIKTOPRAK, Kurdun Postu, Varlık Yayınları, s. 55
- bazı oyunlarda oyunu yönetme veya para karşılığında fiş verme işi
- (kaplar) tahta veya sentetik maddelerden yapılmış, dört köşe, sağlam ambalaj parçası, sandık
Barın kapısı önünde bira kasaları yığılmıştı. — A. İlhan
- (basın yayın)basımcılıkta dizgi harflerinin konulduğu gözlerden oluşan tabla
- varlıklı kişinin harcamalarını yapan kimse
- (mimarlık) kapı ve pencerelerin sabit olarak tutturulduğu asıl çerçeve
- (spor) birbiri üzerine istif edilerek yüksekliği ayarlanabilen atlama aracı, atlama beygiri
- (bilişim) Masaüstü bilgisayarların; işlemci, bellek ve anakart gibi veriyi oluşturan ve işleyen çevre birimlerinin bulunduğu esas kısmı.
- Koloni döneminde desktop bilgisayarlar yoktu, o yüzden Rıdvan'a bir laptop aldırmıştı masa, çalışma bittiğinde sürgülü kapağı kapanabilsin, ortalıkta ne kasa ne monitör kalmasın diye.— 2011, Celil Oker, Beşpeşe, Metis Yayınları, s. 144
Çekimleme
[düzenle]Deyimler
[düzenle]Türetilmiş kavramlar
[düzenle]kasa defteri, kasa fişi, kasa sayımı, çelik kasa, kiralık kasa, şifreli kasa, yazar kasa, kapalı kasa kamyon
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]
Ek okumalar
[düzenle]- Vikipedi'de kasa