İçeriğe atla

kasa

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

Köken 1

[düzenle]

kas + -a

Köken 2

[düzenle]

İtalyanca

1900'de imâl edilmiş bir kasa (1)
Kamyonun kasası odun yüklü. (3)
Bira kasası (5)

kasa (belirtme hâli kasayı, çoğulu kasalar)

  1. (mobilya) para veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap
    •  Arkaya doğru bir adım atıp sırtını meyhanecinin kasasına dayadı. S. F. Abasıyanık
  2. (bankacılık, ticaret) ticarethanelerde para alınıp verilen yer
  3. (taşıtlar) vagon, kamyon veya traktörün yük taşımak için şasiye bağlanmış üst bölümünü oluşturan parça
  4. bazı oyunlarda oyunu yönetme veya para karşılığında fiş verme işi
    •  Kasa kim?
  5. (kaplar) tahta veya sentetik maddelerden yapılmış, dört köşe, sağlam ambalaj parçası, sandık
    •  Barın kapısı önünde bira kasaları yığılmıştı. A. İlhan
  6. (basın yayın)basımcılıkta dizgi harflerinin konulduğu gözlerden oluşan tabla
  7. varlıklı kişinin harcamalarını yapan kimse
  8. (mimarlık) kapı ve pencerelerin sabit olarak tutturulduğu asıl çerçeve
  9. (spor) birbiri üzerine istif edilerek yüksekliği ayarlanabilen atlama aracı, atlama beygiri
  10. (bilişim) Masaüstü bilgisayarların; işlemci, bellek ve anakart gibi veriyi oluşturan ve işleyen çevre birimlerinin bulunduğu esas kısmı.
    • 2011: Celil Oker, 2011, Beşpeşe, sayfa 144 , Metis Yayınları
      "Koloni döneminde desktop bilgisayarlar yoktu, o yüzden Rıdvan'a bir laptop aldırmıştı masa, çalışma bittiğinde sürgülü kapağı kapanabilsin, ortalıkta ne kasa ne monitör kalmasın diye."

Çekimleme

[düzenle]

Sözcük birliktelikleri

[düzenle]

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Ek okumalar

[düzenle]