köşe

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Köken[düzenle]

Farsça fa (fa) (gôşe)

[düzenle]

köşe (belirtme hâli köşeyi, çoğulu köşeler) -si

Vikipedi
köşe hakkında Türkçe Vikipedi'de ansiklopedik bilgi bulabilirsiniz.
  1. birbirini kesen iki çizginin, iki düzlemin oluşturduğu açı, zaviye
    Kutunun sivri köşesi.
  2. iki duvarın birleştiği girintili veya çıkıntılı yer
    Seniha Hanım parmağını odanın köşesine uzattı. - P. Safa
  3. iki sokağın veya caddenin kesiştiği yer, büküç
    Türk kadınları alacalı bir ipek kumaş gibi köşeye birikmişlerdi. - Ö. Seyfettin
  4. bölüm, yer veya yan
    Burgaz'ın sokaklarında her köşeden Türkçe işitiliyor. - Y. K. Beyatlı
  5. kuytu, tenha veya ücra yer
  6. kişinin kolay kolay uğramadığı yer
    İlk adımda otel, han, kahve köşeleri bulmak ihtiyacı baş gösterecek. - R. H. Karay
  7. (spor) futbol alanını oluşturan yan ve kale çizgilerinin kesişme noktalarından her biri, korner ve köşe atışı

Deyimler[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Atasözleri[düzenle]