İçeriğe atla

sandık

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: Sandık

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi صندق‎, Arapça صَنْدُق‎ (ṣanduḳ).

Söyleniş

[düzenle]

sandık (belirtme hâli sandığı, çoğulu sandıklar)

Sandık (1)
Sandık (7)
  1. (kaplar, mobilya) İçine çeşitli şeyler konulan, tahtadan yapılmış, kapaklı ev eşyası.
    • "Dolabını, sandığını, kitaplarını, defterlerini didik didik aradık, bulamadık." - Yusuf Atılgan
  2. kasa
  3. Bir kurumda para alınıp verilen yer.
    • Sandık emini.
  4. (kamu yönetimi) Kamu kesiminde çalışan personelin sosyal güvenlik işlerini yürüten kuruluş:
    • Emekli Sandığı
  5. (yapı malzemeleri) Yapılarda kum, çakıl vb. şeyleri ölçmek için kullanılan, üstü ve altı açık, dört köşeli tahtadan ölçü aleti.
  6. (bankacılık) Kamu kesiminde çalışan personelin kendi kurumunda düşük faiz ve taksitler hâlinde geri ödemek üzere borç para aldığı birim.
  7. (politika) Seçimlerde oy pusulalarının atıldığı kutu.
  8. (itfaiye) Mahalle tulumbacılarının omuzda taşıdıkları tulumba.

Çekimleme

[düzenle]
kişi tekil çoğul
1. tekil (benim)
yalın sandığım sandıklarım
belirtme sandığımı sandıklarımı
yönelme sandığıma sandıklarıma
bulunma sandığımda sandıklarımda
ayrılma sandığımdan sandıklarımdan
tamlayan sandığımın sandıklarımın
2. tekil (senin)
yalın sandığın sandıkların
belirtme sandığını sandıklarını
yönelme sandığına sandıklarına
bulunma sandığında sandıklarında
ayrılma sandığından sandıklarından
tamlayan sandığının sandıklarının
3. tekil (onun)
yalın sandığı sandıkları
belirtme sandığını sandıklarını
yönelme sandığına sandıklarına
bulunma sandığında sandıklarında
ayrılma sandığından sandıklarından
tamlayan sandığının sandıklarının
1. çoğul (bizim)
yalın sandığımız sandıklarımız
belirtme sandığımızı sandıklarımızı
yönelme sandığımıza sandıklarımıza
bulunma sandığımızda sandıklarımızda
ayrılma sandığımızdan sandıklarımızdan
tamlayan sandığımızın sandıklarımızın
2. çoğul (sizin)
yalın sandığınız sandıklarınız
belirtme sandığınızı sandıklarınızı
yönelme sandığınıza sandıklarınıza
bulunma sandığınızda sandıklarınızda
ayrılma sandığınızdan sandıklarınızdan
tamlayan sandığınızın sandıklarınızın
3. çoğul (onların)
yalın sandığı sandıkları
belirtme sandığını sandıklarını
yönelme sandığına sandıklarına
bulunma sandığında sandıklarında
ayrılma sandığından sandıklarından
tamlayan sandığının sandıklarının

Eylem

[düzenle]

sandık (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi sandıkır)

  1. sanmak sözcüğünün bildirme kipi belirli geçmiş zaman basit birinci çoğul şahıs olumlu çekimi

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

sandığa gitmek, sandığa gömmek, sandık başına gitmek, sandık düzmek,sandıktan çıkmak

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

sandık balığı, sandık başkanı, sandık çevresi, sandık emini, sandık eşyası, sandık gözlemcisi, sandık kurulu, sandık lekesi, sandık müşahidi, sandık odası, sandık sepet, sepet sandık, boyacı sandığı, kaza kırım sandığı, mal sandığı, orta sandığı, oy sandığı, seçim sandığı, yardım sandığı

Çeviriler

[düzenle]
sandık

Kaynakça

[düzenle]

Ek okumalar

[düzenle]