İçeriğe atla

kafes

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi قفص, o da Arapça قفص kelimesinden gelmektedir.

kafes (belirtme hâli kafesi, çoğulu kafesler)

Kafes (1)
Kafes (2)
Kafes (3)
  1. Hayvanlar için aralıklı tel, metal veya ağaç çubuklardan yapılmış taşınabilir bölme.
    • "Dağdan kestim kereste / Kuş besledim kafeste" - Halk türküsü
  2. Vahşi hayvanlar için demir çubuklarla yapılmış taşınabilir bölme.
    • Aslan kafesi.
  3. Çapraz çubuklarla ve aralıklı olarak yapılmış, pencerelere takılan siper.
    • "Bahçeye, kafeslerde elenen solgun bir ışık vurmuş." - Yusuf Ziya Ortaç
  4. (yapı malzemeleri) Ahşap yapıların direk ve çatmalardan oluşan kaplama tahtaları dışında kalan iskeleti.
  5. (denizcilik) Kayık, sandal vb. şeylerin iskelet kısmı.
  6. (İslam) Cami, tekke vb. yerlerde kadınlara ayrılan yer.
    • 2022:Ahmet Hamdi TANPINAR, 2022, 39. baskı, Huzur, sayfa 287 , Dergâh Yayınları
      "Mümtaz böyle bir âyin esnasında Yenikapı Mevlevîhanesi'nin sultan hanımlara ayrılmış bir tarafında kafesler arkasında Beyhan Sultan'ın tıpkı Nuran gibi ve beş asırlık bir kudretini ikrarını sadece omuzlarında taşıyarak Şeyh Galip'i süzmüş olması ihtimalini düşündü."
  7. şimşirlik
  8. (argo, hapishane) cezaevi

Çekimleme

[düzenle]

Türetilmiş Kavramlar

[düzenle]

kafes kuşu, kafes teli, karakafes, tel kafes, göğüs kafesi, kaporta kafesi, kuş kafesi

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Gagavuzca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Arapça qafas

kafes

  1. kafes

Kaynakça

[düzenle]
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki