İçeriğe atla

aralıklı

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

aralık + -lı

Söyleniş

[düzenle]
  • IPA(anahtar): /a.ɾa.ɫɯkˈɫɯ/
  • Heceleme: a‧ra‧lık‧lı
(ön ad): Fotoğrafta yaya geçidinin aralıklı (1) çizgileri görünüyor.
(ön ad): Aralıklı çekilmiş Ay fotoğrafları. (2) (belirteç): Fotoğrafçı bu görüntüyü elde etmek için fotoğrafları aralıklı çekmiş.

Ön ad

[düzenle]

aralıklı

  1. Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan.
  2. (zaman) Zaman olarak aralarında mesafe olan.
  3. Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklık olan.

Belirteç

[düzenle]

aralıklı

  1. Birbirlerinden ayrı olarak, arada boşluk bırakarak.
    • Gâni kızın içeriye dalmaması için kapıyı aralıklı tuttu, çöp kovasındaki ojeyi ve asetonu getirip verdi.
      — 2024, Eylem ATA GÜLEÇ, Yanımda Kal, Yapı Kredi Yayınları, s. 22

Çeviriler

[düzenle]
ön ad

Kaynakça

[düzenle]