İçeriğe atla

karışmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: ka‧rış‧mak

Eylem

[düzenle]

karışmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi karışır)

  1. İki veya ikiden çok şeyin bir araya gelip birbirinin içine dağılması, birbirinin içine girmesi.
    • Salonda soba gürül gürül yanıyor, çaydanlık sobanın üzerinde cızırdıyor, ezberlenmiş bir Kemal Sunal filminin replikleriyle iç içe geçen Sabire'yle Pınar'ın gülme sesleri İlhan'ın bilgisayarından yayılan Beethoven'ın 9. Senfonisi'nin melodilerine karışıyor.
      — Ethem Baran, 2026, Kırkikindiler Bittiğinde, s. 84, İletişim Yayınları
  2. Düzensiz, dağınık olmak.
  3. Duruluğunu yitirmek; bulanmak.
    • Hava birden karıştı. Zihnim karıştı.
  4. Açıklığını yitirmek, anlaşılması güçleşmek.
    • "Kaymakam işin karıştığını anlayarak..." - Memduh Şevket Esendal
  5. Müdahale etmek.
    • "Sokakta herkes kadın kıyafetine karışmak hakkını kendinde görürdü." - Falih Rıfkı Atayx
  6. Bir araya gelmek, katılmak.
    • "Bingazi'deki muharebeye karışmak için beraber yola çıktığım arkadaş Kahire'de hastalanmıştı." - Ömer Seyfettin
  7. İlgilenmek, el atmak.
    • "Ben, dedim, başkalarının soyadlarına nasıl karışabilirim?" - Memduh Şevket Esendal
  8. Yetkisinde bulunmak, bakmak, iş edinmek, işi olmak.
    • Bu işe belediye karışır.
  9. karılmak

Çekimleme

[düzenle]
karışmak eyleminin çekimi
olumlu çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit karıştım karıştın karıştı karıştık karıştınız karıştılar
hikâye karıştıydım karıştıydın karıştıydı karıştıydık karıştıydınız karıştıydılar
rivayet
şart karıştıysam karıştıysan karıştıysa karıştıysak karıştıysanız karıştıysalar
karıştılarsa
belirsiz geçmiş basit karışmışım karışmışsın karışmış karışmışız karışmışsınız karışmışlar
hikâye karışmıştım karışmıştın karışmıştı karışmıştık karışmıştınız karışmıştılar
rivayet karışmışmışım karışmışmışsın karışmışmış karışmışmışız karışmışmışsınız karışmışmışlar
şart karışmışsam karışmışsan karışmışsa karışmışsak karışmışsanız karışmışsalar
karışmışlarsa
geniş basit karışırım karışırsın karışır karışırız karışırsınız karışırlar
hikâye karışırdım karışırdın karışırdı karışırdık karışırdınız karışırdılar
rivayet karışırmışım karışırmışsın karışırmış karışırmışız karışırmışsınız karışırmışlar
şart karışırsam karışırsan karışırsa karışırsak karışırsanız karışırsalar
karışırlarsa
şimdiki basit karışıyorum karışıyorsun karışıyor karışıyoruz karışıyorsunuz karışıyorlar
hikâye karışıyordum karışıyordun karışıyordu karışıyorduk karışıyordunuz karışıyordular
rivayet karışıyormuşum karışıyormuşsun karışıyormuş karışıyormuşuz karışıyormuşsunuz karışıyormuşlar
şart karışıyorsam karışıyorsan karışıyorsa karışıyorsak karışıyorsanız karışıyorsalar
karışıyorlarsa
gelecek basit karışacağım karışacaksın karışacak karışacağız karışacaksınız karışacaklar
hikâye karışacaktım karışacaktın karışacaktı karışacaktık karışacaktınız karışacaktılar
rivayet karışacakmışım karışacakmışsın karışacakmış karışacakmışız karışacakmışsınız karışacakmışlar
şart karışacaksam karışacaksan karışacaksa karışacaksak karışacaksanız karışacaksalar
karışacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit karışayım karışasın karışa karışalım karışasınız karışalar
hikâye karışaydım karışaydın karışaydı karışaydık karışaydınız karışaydılar
rivayet karışaymışım karışaymışsın karışaymış karışaymışız karışaymışsınız karışaymışlar
şart
şart basit karışsam karışsan karışsa karışsak karışsanız karışsalar
hikâye karışsaydım karışsaydın karışsaydı karışsaydık karışsaydınız karışsaydılar
rivayet karışsaymışım karışsaymışsın karışsaymış karışsaymışız karışsaymışsınız karışsaymışlar
şart
gereklilik basit karışmalıyım karışmalısın karışmalı karışmalıyız karışmalısınız karışmalılar
hikâye karışmalıydım karışmalıydın karışmalıydı karışmalıydık karışmalıydınız karışmalıydılar
rivayet karışmalıymışım karışmalıymışsın karışmalıymış karışmalıymışız karışmalıymışsınız karışmalıymışlar
şart karışmalıysam karışmalıysan karışmalıysa karışmalıysak karışmalıysanız karışmalıysalar
karışmalılarsa
emir basit karış karışsın karışın
karışınız
karışsınlar
hikâye
rivayet
şart
olumsuz çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit karışmadım karışmadın karışmadı karışmadık karışmadınız karışmadılar
hikâye karışmadıydım karışmadıydın karışmadıydı karışmadıydık karışmadıydınız karışmadıydılar
rivayet
şart karışmadıysam karışmadıysan karışmadıysa karışmadıysak karışmadıysanız karışmadıysalar
karışmadılarsa
belirsiz geçmiş basit karışmamışım karışmamışsın karışmamış karışmamışız karışmamışsınız karışmamışlar
hikâye karışmamıştım karışmamıştın karışmamıştı karışmamıştık karışmamıştınız karışmamıştılar
rivayet karışmamışmışım karışmamışmışsın karışmamışmış karışmamışmışız karışmamışmışsınız karışmamışmışlar
şart karışmamışsam karışmamışsan karışmamışsa karışmamışsak karışmamışsanız karışmamışsalar
karışmamışlarsa
geniş basit karışmam karışmazsın karışmaz karışmayız karışmazsınız karışmazlar
hikâye karışmazdım karışmazdın karışmazdı karışmazdık karışmazdınız karışmazdılar
rivayet karışmazmışım karışmazmışsın karışmazmış karışmazmışız karışmazmışsınız karışmazmışlar
şart karışmazsam karışmazsan karışmazsa karışmazsak karışmazsanız karışmazsalar
karışmazlarsa
şimdiki basit karışmıyorum karışmıyorsun karışmıyor karışmıyoruz karışmıyorsunuz karışmıyorlar
hikâye karışmıyordum karışmıyordun karışmıyordu karışmıyorduk karışmıyordunuz karışmıyordular
rivayet karışmıyormuşum karışmıyormuşsun karışmıyormuş karışmıyormuşuz karışmıyormuşsunuz karışmıyormuşlar
şart karışmıyorsam karışmıyorsan karışmıyorsa karışmıyorsak karışmıyorsanız karışmıyorsalar
karışmıyorlarsa
gelecek basit karışmayacağım karışmayacaksın karışmayacak karışmayacağız karışmayacaksınız karışmayacaklar
hikâye karışmayacaktım karışmayacaktın karışmayacaktı karışmayacaktık karışmayacaktınız karışmayacaktılar
rivayet karışmayacakmışım karışmayacakmışsın karışmayacakmış karışmayacakmışız karışmayacakmışsınız karışmayacakmışlar
şart karışmayacaksam karışmayacaksan karışmayacaksa karışmayacaksak karışmayacaksanız karışmayacaksalar
karışmayacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit karışmayayım karışmayasın karışmaya karışmayalım karışmayasınız karışmayalar
hikâye karışmayaydım karışmayaydın karışmayaydı karışmayaydık karışmayaydınız karışmayaydılar
rivayet karışmayaymışım karışmayaymışsın karışmayaymış karışmayaymışız karışmayaymışsınız karışmayaymışlar
şart
şart basit karışmasam karışmasan karışmasa karışmasak karışmasanız karışmasalar
hikâye karışmasaydım karışmasaydın karışmasaydı karışmasaydık karışmasaydınız karışmasaydılar
rivayet karışmasaymışım karışmasaymışsın karışmasaymış karışmasaymışız karışmasaymışsınız karışmasaymışlar
şart
gereklilik basit karışmamalıyım karışmamalısın karışmamalı karışmamalıyız karışmamalısınız karışmamalılar
hikâye karışmamalıydım karışmamalıydın karışmamalıydı karışmamalıydık karışmamalıydınız karışmamalıydılar
rivayet karışmamalıymışım karışmamalıymışsın karışmamalıymış karışmamalıymışız karışmamalıymışsınız karışmamalıymışlar
şart karışmamalıysam karışmamalıysan karışmamalıysa karışmamalıysak karışmamalıysanız karışmamalıysalar
karışmamalılarsa
emir basit karışma karışmasın karışmayın
karışmayınız
karışmasınlar
hikâye
rivayet
şart

Deyimler

[düzenle]

adı karışmak, ağız burun birbirine karışmak, aklı karışmak, at izi it izine karışmak, elinin hamuruyla erkek işine karışmak, işe karışmak, kafası karışmak, vara yoğa karışmak

Çeviriler

[düzenle]

çeviriler

Kaynakça

[düzenle]

Eski Türkçe

[düzenle]
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Eylem

[düzenle]
  1. karışmak
  2. kamaşmak
  3. karşılanmak
  4. karşı koymak