İçeriğe atla

devirmek

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: de‧vir‧mek

Eylem

[düzenle]

devirmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi devirir)

Heykeli deviriyorlar (1). Böylece Saddam'ın hükûmetini de devirdiler. (2)
  1. ayakta veya dik duran bir şeyi düşürmek, yatay duruma getirmek
    • Ne ince boyunlu ilaç şişesini ne kırmızı kutuyu devirdiniz. - Nazım Hikmet
  2. (mecaz) bir yönetim organının veya başkanının yönetim gücünü zorla elinden almak
    • Başkanı devirmek.
  3. (mecaz) hepsini kısa sürede içip bitirmek
    • Birinci, ikinci ve üçüncü bardaklarını hep bu birlik konusuyla devirdiler. - Necati Cumalı
  4. (mecaz) bir yana eğmek
    • Şapkasını yana devirdi.
  5. (mecaz) belli bir yaş dönemini geride bırakmak
    • Şimdi orta yaşını çoktan devirmiş bir adam olarak öfkemde, kavgamda ve aşklarımda hâlâ içimi süpüren buğday rüzgârları taşıyorsam bunun müsebbibi sevgili dedemdir.
      — Ahmet BÜKE, 2004, İzmir Postası'nın Adamları, s. 88, Kanat Yayınları
  6. (mecaz, kitap) Kitap, dergi gibi basılı eseri başından sonuna kadar okuyup bitirmek
    • Ben de kolejde okumuşluğumdan, ta o zamandan beri tiyatroculuğu kafaya koyduğum için bu konuda birçok kitap, dergi devirdiğimden biliyordum bunu.
      — Pınar KÜR, 2004, Küçük Oyuncu, s. 5, Everest Yayınları

Çekimleme

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

çam devirmek dağları devirmek

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]