İçeriğe atla

doğal

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

Ön ad

[düzenle]

doğal

Doğal bir çiçek (1)
Şiddetli rüzgârlar, ağacı doğal olarak yıktı. (2)
Peribacaları tamamen doğaldır. (3)
  1. doğada doğada bulunan.
    • Doğal güzellikler artık eskisi gibi turist çekmiyor. - N. Cumalı
  2. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan.
  3. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış.
    • zıt anlamlısı: yapay
    • Doğal liman. Doğal sınır.
  4. Yapmacık olmayan.
    • Hamileymiş diye yineliyor oldukça doğal bir tavırla. - A. Ümit
  5. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi.
    • Ercan o denli doğaldı ki giderek şaşırtıcı olmaktan çıktı. - R. Mağden
  6. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan.
    • Bu durumun eski sevgilinin onurunu kırması doğal. - A. Kutlu
  7. saf kelimesinin eş anlamlısı

Çekimleme

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

doğal olarak

Türetilmiş Kavramlar

[düzenle]

doğal afet, doğal ayıklanma, doğal coğrafya, doğal dil, doğal fiyat, doğal gaz, doğal konuşucu, doğal sayı

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]
  • Kubbealtı Lugatı'nda "DOĞAL :"
  • Nişanyan Sözlük'te: doğal.