İçeriğe atla

zar

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: Zar

Türkçe

[düzenle]

zar (belirtme hâli zarı, çoğulu zarlar)

Zar (4)
  1. ince perde veya örtü
  2. (anatomi) ince ve yumuşak yaprak biçimindeki organlar veya organ bölümleri, çeper
  3. (bitki bilimi) birbirine sımsıkı yapışık hücre veya moleküllerden oluşan ve bitkilerin çeşitli bölümlerini bir kın gibi saran ince tabaka, cidar, çeper
    • Çekirdek zarı.
    • Hücre zarı.
  4. tavla ve başka oyunlarda kullanılan kemik, fil dişi, plastik vb. maddelerden küp olarak yapılan ve altı yüzünde, birden altıya kadar benekler bulunan oyun aracı
    • Bir tavla zarı kadar küçücük eve. Bir kadın iki çocuk nasıl sığar? - B. R. Eyuboğlu
  5. car
  6. (halk ağzı, giyim) Kadınların üste giyindikleri çarşaf.
    • Bana ipekli entrailer, zarlar yapacaktın. Hani?
      — 2006, Fahri ERDİNÇ, Acı Lokma, Yordam Kitap, s. 72
  7. (giyim)(Afyonkarahisar ağzı) Kadınların, sokağa giderken başlarına örttükleri yarım örtü.
  8. (halk ağzı, kaplar)Mısır, gübre vb. taşımaya yarayan büyük ve derin sepet.
  9. (tarım)(Gümüşhane ağzı) Tırpanla biçilip yere dökülen ekin.
  10. (din)(Burdur, Kars ağzı)Yazgı, şans.
  11. (Diyarbakır, Kırşehir ağzı) Herhâlde.
  12. (köpekgiller) (Kırşehir ağzı) Küçük köpek cinsi
  13. (Artvin ağzı) Zar zor.

Deyimler

[düzenle]

çekirdek zarı, dört yüzlü zar, hücre zarı, zar atmak, zar katmanı

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]

İtalyanca

[düzenle]

zar eril

  1. (tarih) çar

İlgili sözcükler

[düzenle]

Kuzey Kürtçe

[düzenle]

zar ?

  1. (renkler) sarı

Tatarca

[düzenle]

zar

  1. yakınma, keder, sıkıntı