haset
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]haset (belirtme hâli hasedi, çoğulu hasetler)
- kıskançlık
- Bilindiği üzere hem kutsal metin hem de mitolojilerde hasedin ilksel nesneyi tahrip etmesinden dolayı bireyin sonraki ilişkilerindeki tüm içten duyguları zedelemesi, kişinin kendi sevme ve iyilik yetisinden kuşkulanmasına neden oluşu onu en büyük günahlardan yapar.— Ayşe Nur Biçer, 2026, “Mumlar Sonuna Kadar Yanar, Sándor Márai”, Varlık, 1420. sayı, s. 102
Çekimleme
[düzenle]Ön ad
[düzenle]haset (karşılaştırma daha haset, üstünlük en haset)
- (kişilik) kıskanç.
- Ne haset insansın sen!
Çeviriler
[düzenle]Ön ad
[düzenle]haset (karşılaştırma daha haset, üstünlük en haset)