İçeriğe atla

kabarmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe

Heceleme

[düzenle]
  • Heceleme: ka‧bar‧mak

Eylem

[düzenle]

kabarmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi kabarır)

Hamur kabarmış (1)
Göl kabarıyor (2)
Hesap kabarmış (3)
Adamın damarları kabarmış (4)
Kedi kabarmış (5)
  1. ağırlığın artmadan hacmin büyümsei
    • Ekmek iyi kabardı.
  2. yağışlardan veya kaynamaktan taşmaya yüz tutmak
    • Çay birdenbire kabararak şosenin rampalarını aşar ve epeyce zararlara sebep olur. - R. N. Güntekin
  3. niceliği artmak, büyümek
    • Masraf kabardı.
  4. şişmek, genişlemek
    • İhtiyarın zayıf damarları kabarmış kıllı elleri dizlerinin üstündeydi. - P. Safa
  5. hayvanların tüylerinin dikilmesi
  6. kumaş üzerinde tüyler oluşması, havlanmak
    • Bu kumaş çabuk kabardı.
  7. ıslanıp veya ısınıp yerinden kurtulmak
    • Masanın kaplaması kabardı.
    • Dolabın boyası kabardı.
  8. denizin dalgalanması, büyük dalgalar oluşması
    • Bir rüzgâr esti denizin üstü kabardı
      — İlhan BERK, 1952, Günaydın Yeryüzü, s. 65, Yeditepe Yayınları
  9. bulanmak
  10. öfke, sevgi vb. duyguların gittikçe güçlenmesi
    • Öfkesi kabaran Haydar, çaresizce somyaya oturdu.
      — Emrah POLAT, 2015, Köpek Adamlar, s. 54, İletişim Yayınları
  11. kafa tutmak, öfkelenip üstüne yürüyecek gibi davranmak
  12. (duygular) böbürlenmek, gururlanmak
    • Kumandan, atını şahlandırarak hurra hurra diye kendisini alkışlayan keyifli halka boyun kırarak kabarıyordu. - Ö. Seyfettin

Çekimleme

[düzenle]
kabarmak eyleminin çekimi
olumlu çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit kabardım kabardın kabardı kabardık kabardınız kabardılar
hikâye kabardıydım kabardıydın kabardıydı kabardıydık kabardıydınız kabardıydılar
rivayet
şart kabardıysam kabardıysan kabardıysa kabardıysak kabardıysanız kabardıysalar
kabardılarsa
belirsiz geçmiş basit kabarmışım kabarmışsın kabarmış kabarmışız kabarmışsınız kabarmışlar
hikâye kabarmıştım kabarmıştın kabarmıştı kabarmıştık kabarmıştınız kabarmıştılar
rivayet kabarmışmışım kabarmışmışsın kabarmışmış kabarmışmışız kabarmışmışsınız kabarmışmışlar
şart kabarmışsam kabarmışsan kabarmışsa kabarmışsak kabarmışsanız kabarmışsalar
kabarmışlarsa
geniş basit kabarırım kabarırsın kabarır kabarırız kabarırsınız kabarırlar
hikâye kabarırdım kabarırdın kabarırdı kabarırdık kabarırdınız kabarırdılar
rivayet kabarırmışım kabarırmışsın kabarırmış kabarırmışız kabarırmışsınız kabarırmışlar
şart kabarırsam kabarırsan kabarırsa kabarırsak kabarırsanız kabarırsalar
kabarırlarsa
şimdiki basit kabarıyorum kabarıyorsun kabarıyor kabarıyoruz kabarıyorsunuz kabarıyorlar
hikâye kabarıyordum kabarıyordun kabarıyordu kabarıyorduk kabarıyordunuz kabarıyordular
rivayet kabarıyormuşum kabarıyormuşsun kabarıyormuş kabarıyormuşuz kabarıyormuşsunuz kabarıyormuşlar
şart kabarıyorsam kabarıyorsan kabarıyorsa kabarıyorsak kabarıyorsanız kabarıyorsalar
kabarıyorlarsa
gelecek basit kabaracağım kabaracaksın kabaracak kabaracağız kabaracaksınız kabaracaklar
hikâye kabaracaktım kabaracaktın kabaracaktı kabaracaktık kabaracaktınız kabaracaktılar
rivayet kabaracakmışım kabaracakmışsın kabaracakmış kabaracakmışız kabaracakmışsınız kabaracakmışlar
şart kabaracaksam kabaracaksan kabaracaksa kabaracaksak kabaracaksanız kabaracaksalar
kabaracaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit kabarayım kabarasın kabara kabaralım kabarasınız kabaralar
hikâye kabaraydım kabaraydın kabaraydı kabaraydık kabaraydınız kabaraydılar
rivayet kabaraymışım kabaraymışsın kabaraymış kabaraymışız kabaraymışsınız kabaraymışlar
şart
şart basit kabarsam kabarsan kabarsa kabarsak kabarsanız kabarsalar
hikâye kabarsaydım kabarsaydın kabarsaydı kabarsaydık kabarsaydınız kabarsaydılar
rivayet kabarsaymışım kabarsaymışsın kabarsaymış kabarsaymışız kabarsaymışsınız kabarsaymışlar
şart
gereklilik basit kabarmalıyım kabarmalısın kabarmalı kabarmalıyız kabarmalısınız kabarmalılar
hikâye kabarmalıydım kabarmalıydın kabarmalıydı kabarmalıydık kabarmalıydınız kabarmalıydılar
rivayet kabarmalıymışım kabarmalıymışsın kabarmalıymış kabarmalıymışız kabarmalıymışsınız kabarmalıymışlar
şart kabarmalıysam kabarmalıysan kabarmalıysa kabarmalıysak kabarmalıysanız kabarmalıysalar
kabarmalılarsa
emir basit kabar kabarsın kabarın
kabarınız
kabarsınlar
hikâye
rivayet
şart
olumsuz çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit kabarmadım kabarmadın kabarmadı kabarmadık kabarmadınız kabarmadılar
hikâye kabarmadıydım kabarmadıydın kabarmadıydı kabarmadıydık kabarmadıydınız kabarmadıydılar
rivayet
şart kabarmadıysam kabarmadıysan kabarmadıysa kabarmadıysak kabarmadıysanız kabarmadıysalar
kabarmadılarsa
belirsiz geçmiş basit kabarmamışım kabarmamışsın kabarmamış kabarmamışız kabarmamışsınız kabarmamışlar
hikâye kabarmamıştım kabarmamıştın kabarmamıştı kabarmamıştık kabarmamıştınız kabarmamıştılar
rivayet kabarmamışmışım kabarmamışmışsın kabarmamışmış kabarmamışmışız kabarmamışmışsınız kabarmamışmışlar
şart kabarmamışsam kabarmamışsan kabarmamışsa kabarmamışsak kabarmamışsanız kabarmamışsalar
kabarmamışlarsa
geniş basit kabarmam kabarmazsın kabarmaz kabarmayız kabarmazsınız kabarmazlar
hikâye kabarmazdım kabarmazdın kabarmazdı kabarmazdık kabarmazdınız kabarmazdılar
rivayet kabarmazmışım kabarmazmışsın kabarmazmış kabarmazmışız kabarmazmışsınız kabarmazmışlar
şart kabarmazsam kabarmazsan kabarmazsa kabarmazsak kabarmazsanız kabarmazsalar
kabarmazlarsa
şimdiki basit kabarmıyorum kabarmıyorsun kabarmıyor kabarmıyoruz kabarmıyorsunuz kabarmıyorlar
hikâye kabarmıyordum kabarmıyordun kabarmıyordu kabarmıyorduk kabarmıyordunuz kabarmıyordular
rivayet kabarmıyormuşum kabarmıyormuşsun kabarmıyormuş kabarmıyormuşuz kabarmıyormuşsunuz kabarmıyormuşlar
şart kabarmıyorsam kabarmıyorsan kabarmıyorsa kabarmıyorsak kabarmıyorsanız kabarmıyorsalar
kabarmıyorlarsa
gelecek basit kabarmayacağım kabarmayacaksın kabarmayacak kabarmayacağız kabarmayacaksınız kabarmayacaklar
hikâye kabarmayacaktım kabarmayacaktın kabarmayacaktı kabarmayacaktık kabarmayacaktınız kabarmayacaktılar
rivayet kabarmayacakmışım kabarmayacakmışsın kabarmayacakmış kabarmayacakmışız kabarmayacakmışsınız kabarmayacakmışlar
şart kabarmayacaksam kabarmayacaksan kabarmayacaksa kabarmayacaksak kabarmayacaksanız kabarmayacaksalar
kabarmayacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit kabarmayayım kabarmayasın kabarmaya kabarmayalım kabarmayasınız kabarmayalar
hikâye kabarmayaydım kabarmayaydın kabarmayaydı kabarmayaydık kabarmayaydınız kabarmayaydılar
rivayet kabarmayaymışım kabarmayaymışsın kabarmayaymış kabarmayaymışız kabarmayaymışsınız kabarmayaymışlar
şart
şart basit kabarmasam kabarmasan kabarmasa kabarmasak kabarmasanız kabarmasalar
hikâye kabarmasaydım kabarmasaydın kabarmasaydı kabarmasaydık kabarmasaydınız kabarmasaydılar
rivayet kabarmasaymışım kabarmasaymışsın kabarmasaymış kabarmasaymışız kabarmasaymışsınız kabarmasaymışlar
şart
gereklilik basit kabarmamalıyım kabarmamalısın kabarmamalı kabarmamalıyız kabarmamalısınız kabarmamalılar
hikâye kabarmamalıydım kabarmamalıydın kabarmamalıydı kabarmamalıydık kabarmamalıydınız kabarmamalıydılar
rivayet kabarmamalıymışım kabarmamalıymışsın kabarmamalıymış kabarmamalıymışız kabarmamalıymışsınız kabarmamalıymışlar
şart kabarmamalıysam kabarmamalıysan kabarmamalıysa kabarmamalıysak kabarmamalıysanız kabarmamalıysalar
kabarmamalılarsa
emir basit kabarma kabarmasın kabarmayın
kabarmayınız
kabarmasınlar
hikâye
rivayet
şart

Deyimler

[düzenle]

hindi gibi kabarmak


Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]