kabarmak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

kabarmak -ır

[1] ağırlığı artmadan hacmi büyümek
Ekmek iyi kabardı.
[2] yağışlardan veya kaynamaktan taşmaya yüz tutmak
Çay birdenbire kabararak şosenin rampalarını aşar ve epeyce zararlara sebep olur. - R. N. Güntekin
[3] niceliği artmak, büyümek
Masraf kabardı.
[4] şişmek, genişlemek
İhtiyarın zayıf damarları kabarmış kıllı elleri dizlerinin üstündeydi. - P. Safa
[5] hayvanların tüyleri dikilmek
[6] kumaş üzerinde tüyler oluşmak, havlanmak
Bu kumaş çabuk kabardı.
[7] ıslanıp veya ısınıp yerinden kurtulmak
Masanın kaplaması kabardı. Dolabın boyası kabardı.
[8] deniz dalgalanmak, büyük dalgalar oluşmak
[9] bulanmak
[10] öfke, sevgi vb. duygular gittikçe güçlenmek
Bu olayı duyunca delikanlının yüreği öç alma duygusuyla kabarır. - N. Cumalı
[11] kafa tutmak, öfkelenip üstüne yürüyecek gibi davranmak
[12] böbürlenmek, gururlanmak
Kumandan, atını şahlandırarak hurra hurra diye kendisini alkışlayan keyifli halka boyun kırarak kabarıyordu. - Ö. Seyfettin

Köken[düzenle]

Eski Türkçe:

Deyimler[düzenle]

hindi gibi kabarmak

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]