dalgalanmak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Eylem
[düzenle]
dalgalanmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi dalgalanır)
- (okyanus bilimi) üzerinde dalga oluşmak
- (renkler) ton değiştirmek
- Yüzünde belli belirsiz bir pembelik dalgalanmıştı. - H. Taner
- hareketli olmak, kıpırdamak
- Kadının simsiyah saçları, gelişigüzel rüzgârın önüne bırakılmış, dalgalanıyor. - E. M. Karakurt
- tutarlı olmamak, tutarlı davranışlarda bulunmamak
- İkinci cigaralığının sonuna doğru dalgalanmaya başladı.— Ahmet BÜKE, 2004, İzmir Postası'nın Adamları, s. 14, Kanat Yayınları
Çekimleme
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]çeviriler
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "dalgalanmak" maddesi