derinlik

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

[düzenle]

derinlik (belirtme hâli derinliği, çoğulu derinlikler) -ği

  1. bir şeyin dip tarafının yüzeye, ağıza olan uzaklığı
  2. (fizik) bir cismin en ve boy dışındaki üçüncü boyutu
    Su baskısı derinlikte santimetre başına yüz ton ağırlığında olunca, ona beş santimetre kalınlığında da olsa cam mı dayanır? - Halikarnas Balıkçısı
  3. bulunulan yere göre uzakta olan yer
    Çıplak ayaklarımla kuyunun derinliklerine doğru iniyorum, iniyorum. - A. Ağaoğlu
  4. (mecaz) bir konunun veya durumun özü
    Ben şiir yazmayı, resim yapmayı, derinliklerde söyleşmeyi seven Sadri Alışık'ı da tanıdım. - S. İleri
  5. (mecaz) en duyarlı nokta
    Ta yüreğinin derinliklerinden gelen ağlama sesi. - Y. K. Karaosmanoğlu
  6. (mecaz) karanlık, bilinmeyen dönem
    Tarihin derinliklerine saklanmış olan gerçekler...
  7. (askeriye) yanaşık veya dağınık düzende bulunan bir birliğin en ileride olan kısmının başından, en geride bulunan kısmının sonuna kadar olan uzaklık
    Beş altı yüz metre derinliği olan bir topçu müfrezesini yanlayıp geçmek epeyce zormuş. - A. Gündüz
  8. (ekonomi, ticaret) borsada az sayıda hisse senedinin el değiştirmesi

Çekimleme[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]