İçeriğe atla

var

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: VAR, vår, vár

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi وار

Söyleniş

[düzenle]
  • IPA(anahtar): /ˈvɑɾ/, [vɑ̈ɾ̞̊]
    • (birleşik kelimenin ilk öğesi olarak):IPA(anahtar): /ˈvɑːɾ/, [vɑ̈́ːɾ]
  • Heceleme: var

Ön ad

[düzenle]

var (karşılaştırma daha var, üstünlük en var)

  1. Mevcut, evrende veya düşüncede yer alan, yok karşıtı.
    • 2022:Ahmet Hamdi TANPINAR, 2022, 39. baskı, Huzur, sayfalar 74-75 , Dergâh Yayınları
      "Fakat hayır, o bunu diyeceği yerde, "Madem ki düşünüyorum. O hâlde varım, madem ki duyuyorum, o hâlde varım, madem ki harp ediyorum, o hâlde varım, madem ki ıstırap çekiyorum, o hâlde varım! Sefilim varım, budalayım varım, varım!" diyordu."

var (belirtme hâli varı, çoğulu varlar)

  1. Elde bulunan her şey.
    •  Elimizden alınan şeyler bütün varımız ve bütün varlığımızdır. R. E. Ünaydın


Deyimler

[düzenle]
armutun sapı var, üzümün çöpü var demek,
bacak kadar boyu var türlü türlü huyu var,
cehenneme kadar yolu olmak,
ismi var cismi yok,
işin içinde iş var,
kaşının altında gözün var dememek,
parmağı var,
vardan yok olmaz

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

var gücüyle, var hızıyla, var kuvvetiyle, varoluş, varsanı, varsayım, varsaymak, varyemez, var yılı, vara yoğa, varı yoğu

Çeviriler

[düzenle]

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Gagavuzca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe bar (bar)

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: var

Ön ad

[düzenle]

var

  1. var

Kaynakça

[düzenle]
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

İsveççe

[düzenle]

Adıl

[düzenle]

var

  1. (belgisiz adıl): cümle âlem, her, herkes, kâinat

Belirteç

[düzenle]

var

  1. nerede

Lazca

[düzenle]

var

  1. değil
  2. hayır (olumsuz)