İçeriğe atla

ters

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

ters (belirtme hâli tersi, çoğulu tersler)

Temizlik bakımından birbirine ters iki hayvan. (1)
Gösteriyi uçağın tersiyle bitirmişler. (2)
Bıçağın tersi yukarıya bakıyor (3)
  1. karşıt.
  2. Bir şeyin içe gelen yanı, arkası
    • Elinin tersiyle küçük bir tokat vurmuştu.
  3. Kesici bir aletin kesmeyen yanı
    • Kollarına bıçağın tersiyle birkaç tane vurmuşlar.
  4. Hayvan pisliği.

Ön ad

[düzenle]

ters

  1. Uygun olmayan, elverişsiz olan.
    • eş anlamlısı: münasebetsiz
    • "Ters sözlerinle, fazilet iddialarınla beni hırpalama." - Hüseyin Cahit Yalçın
  2. (mecaz) Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert
    • Ters adamın işi de ters gider. - M. Ş. Esendal

Deyimler

[düzenle]

ters açı, ters düşmek, ters lale, pabucunu ters giymek, şeytana külahını ters giydirmek, şeytana pabucunu ters giydirmek, sığır tersi, ters tarafından kalkmak

Çeviriler

[düzenle]
ad

Çeviriler

[düzenle]
ön ad

Kaynakça

[düzenle]
  • Kubbealtı Lugatı'nda "TERS :"

Zazaca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Ana Hint-Avrupa dili *tros-ó-s sözcüğünden devralındı.

ters e

  1. korku
  2. aykırı

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]