ağır

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Disambig.svg Ayrıca bakınız: agir

Türkçe[düzenle]

Köken[düzenle]

Osmanlı Türkçesi آغر‎ sözcüğünden devralındı.

[düzenle]

ağır (belirtme hâli ağırı, çoğulu ağırlar)

  1. (spor) ağır siklet
    Yıllarca ağırda güreşti.

Çeviriler[düzenle]

Belirteç[düzenle]

ağır

  1. yavaş bir biçimde
    Cüneyt Bey sözlerini tartıyormuş gibi ağır söylüyordu. - E. İ. Benice

Çeviriler[düzenle]

Ön ad[düzenle]

ağır (karşılaştırma daha ağır, üstünlük en ağır)

  1. tartıda çok çeken, hafif karşıtı
    Kurşun, ağır bir madendir. Taş yerinde ağırdır.
  2. çapı, boyutu büyük
    Ağır top.
  3. yavaş
    Adam ağır adımlarla gelip masanın başına geçiyor. - E. M. Karakurt
  4. yoğun
    Evin sofasına girer girmez kendisini ağır bir duman karşıladı. - A. Sayar
  5. fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten
  6. değeri çok olan, gösterişli
    Ağır kıyafeti ile muhite uymayan Canan'ın yanında, ne kadar rahat ve sadeydi. - M. C. Kuntay
  7. çetin, güç
    Denizcilik tarihinin en ağır sorumluluklarından birini üzerine alıyordu. - F. F. Tülbentçi
  8. ciddi
  9. sıkıntı veren, bunaltan
  10. dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı
    Kızmıştım, Keziban'a söylenecek şöyle ağır bir söz arıyordum. - N. Ataç
  11. (mecaz) ağırbaşlı, ciddi
    Bu, on dokuz yaşında ufak tefek bir kızdı fakat otuz yaşındaki bir insandan daha ağırdı. - H. E. Adıvar
  12. keskin, boğucu
    Bu koku, en hafif rüzgârla burnu kuvvetli bir adama uzaktan kendini hissettirecek kadar ağırdır. - F. R. Atay
  13. kısık, alçak
    Ağaya pek duyurmak istemeyen ağır bir sesle kulağıma eğildi. - O. C. Kaygılı
  14. davranışları yavaş olan
  15. sindirimi güç
    Ağır bir yemek.
  16. (müzik) yavaş vuruşlu tempo, adagio, lento

Deyimler[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Atasözleri[düzenle]

Azerice[düzenle]

Ön ad[düzenle]

ağır

[1] oturaklı

Çağatayca[düzenle]

Ön ad[düzenle]

  1. sakil, gurun, semin

Kırım Tatarca[düzenle]

Ön ad[düzenle]

ağır

  1. ağır

Kaynakça[düzenle]

  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.