ciddi

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

[cidd·i:]

Köken[düzenle]

Arapça

Belirteç[düzenle]

ciddi

  1. önem vererek, gerçek olarak
    Size bunu ciddi söylüyorum, yalan değil!
  2. güvenilir bir biçimde
    Çok ciddi durunca mükemmel olduklarını sanıyorlar. - A. Kutlu

Çeviriler[düzenle]

Ön ad[düzenle]

ciddi (karşılaştırma daha ciddi, üstünlük en ciddi)

  1. şaka olmayan, gerçek
    Kısa zamanda yarı şaka, yarı ciddi tenkit edecek kadar yakınlaşmışlardı. - T. Buğra
  2. (ruh bilimi) ağırbaşlı
    Ben onu pek ciddi bir genç olarak tanırım. - H. R. Gürpınar
  3. titizlik gösterilen, önem verilen
    Bu dönemde yazara konu üzerinde vukuf, ciddi incelemeler şart koşulur. - H. Taner
  4. tehlikeli, endişe veren, ağır, vahim, kritik
    Hastalığımızın oldukça ciddi olduğuna işaret etmekten kendimizi alamadık. - B. Felek
  5. eğlendirme amacı gütmeyen
  6. gülmeyen
    O, ciddi bir tavırla mühim bir şey anlatmaya hazırlanmış gibiydi. - Y. K. Karaosmanoğlu
  7. güvenilir, sağlam, önemli
    Ciddi bir gazetede liyakatli, genç bir muharririn şu sözleri beni hâlâ düşündürüyor. - O. S. Orhon

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "ciddi"

Azerice[düzenle]

[düzenle]

ciddi

  1. titiz