alçak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Ön ad
[düzenle]

alçak
- Yerden uzaklığı az olan, yüksek karşıtı:
- Kaşlarını çatarak bakakaldı dairenin alçak balkonuna. - E. Şafak
- Aşağıda olan, yüksek olmayan yer.
- Kısa boy.
- Alçak boylu bir adam.
- kısık
- (mecaz) Bile bile en kötü, en ahlaksızca davranışlarda bulunan; pespaye.
- "Zavallı, karşısındaki mahlukun ne alçak şey olduğunu anlayamadı." - Ömer Seyfettin
Çekimleme
[düzenle]Atasözleri
[düzenle]Deyimler
[düzenle]Türetilmiş kavramlar
[düzenle]alçak basınç, alçak gerilim, alçak gönüllü, alçak kabartma, alçak ses, alçak yaylak, yalımı alçak.
Çeviriler
[düzenle]çeviriler
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "alçak" maddesi
Gagavuzca
[düzenle]Köken
[düzenle]Eski Türkçe al-chaq
Ön ad
[düzenle]alçak
- alçak
Türkmence
[düzenle]Ad
[düzenle]alçak
Kaynakça
[düzenle]- Etymological Dictionaries - Andras Rajki