tanımak

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

tanımak tanımak -r tanımak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi tanır)

[1] daha önce görülen, bilinen bir kimse veya şeyle karşılaşıldığında, bunun kim veya ne olduğunu hatırlatmak
Zarfın üstündeki yazıyı hemen tanıdı. - H. E. Adıvar
[2] daha önce görmüş olmak, ilişkisi bulunmak, bilmek
Onu bir de eski polisler tanır. - S. F. Abasıyanık
[3] bir kimse veya şeyle ilgili, doğru ve tam bilgisi bulunmak
Sincapları yakından tanırım. - A. Haşim
[4] bilip ayırmak, seçmek, ayırt etmek
Oğlan süngerlerin çeşidini zehir gibi tanıyordu. - Halikarnas Balıkçısı
[5] (hukuk) varlığını kabul etmek
[6] boyun eğmek, yargısına uymak, saymak
[7] sorumlu bilmek
Ben arkadaşını tanımam, alacağımı senden isterim.
[8] bir şeyin yapılması, bitirilmesi için belli bir süre vermek
Ona borcunu ödemesi için üç günlük bir süre tanıdım.

Köken[düzenle]

Türkçe

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]