seçmek
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Eylem
[düzenle]seçmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi seçer)


- Benzerleri arasında hoşa gideni seçip almak veya yararlanmak için ayırmak; saylamak.
- Ben bu kitabı seçtim.
- Birini oy vererek bir göreve getirmek.
- Biz sizi başkanlığa seçtik.
- Bir şeyi üstün, iyi, uygun bularak yeğlemek.
- "Benim ne akla hizmet edip de Almanca muallimliğini seçtiğime şaşıp şaşıp kalıyordu." - Haldun Taner
- Ne olduğunu anlamak, fark etmek.
- "Sizler gezip tozmakta hür olduğunuz hâlde insan zekâsı ile bir adım ilerisini seçemiyorsunuz, sezemiyorsunuz." - Refik Halit Karay
- Farklı görmek, üstün görmek.
- Tercihini bir yönde kullanmak.
- itiz davranmak, kolay kolay beğenmemek.
- O yemek seçer, her şeyi yemez.
Deyimler
[düzenle]akla karayı seçmek, hürriyeti seçmek, irinti seçmek, özdevinimli seçmek, sürükleyerek seçmek, yemek seçmek
Çeviriler
[düzenle]çeviriler
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "seçmek" maddesi
Türkmence
[düzenle]Eylem
[düzenle]seçmek
Kaynakça
[düzenle]- Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.