İçeriğe atla

saz

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: Saz

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: saz

Köken

[düzenle]

saz (belirtme hâli saz, çoğulu sazlar)

Saz (1)
  1. (hasır otugiller) Genellikle su kıyılarında, bataklık yerlerde yetişen ince, açık sarı renkli kamışb
    • "Köyün saz kaplı, karanlık çökmüş damlarına seslendi." - Halide Edip Adıvar


Ön ad

[düzenle]

saz (karşılaştırma daha saz, üstünlük en saz)

  1. saz kamışından yapılmış.

Köken 2

[düzenle]

Farsça

Saz (3)
  1. (müzik aletleri) çalgı
  2. (müzik) Türk halk müziğinde bağlama, cura, tar vb. mızraplı çalgıların genel adı.
  3. (müzik aletleri) bağlama
    • İnce ve yüksek bir sanat eseri olan saz da milliyetimizin bir hususiyetidir. - A. Ş. Hisar
  4. (müzik) Birden çok çalgının bulunduğu takım.
  5. (işletmeler, eğlence) Çalgılı eğlence yeri.


Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

saz benizli, saz delicesi, saz rengi, saz tavuğu, saz eseri, sazevi, saz semaisi, saz şairi, saz şiiri, saz takımı, ince saz, ritim saz, divan sazı, meydan sazı, elektronik sazlar, nefesli sazlar, telli sazlar, üflemeli sazlar, vurmalı sazlar, yaylı sazlar.

Çeviriler

[düzenle]

kamış


Sözcük birliktelikleri

[düzenle]


Kaynakça

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Azerice

[düzenle]

saz

  1. saz

Çağatayca

[düzenle]
  1. sağ selamet, rahat

Kuzey Kürtçe

[düzenle]

saz e

  1. (müzik) bağlama, saz

Tatarca

[düzenle]

saz

  1. saz (kamış), sazlık

Türkmence

[düzenle]

saz

  1. (müzik) müzik, musiki

Kaynakça

[düzenle]
  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.

Zazaca

[düzenle]

saz n

  1. ayar