İçeriğe atla

idare

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi اداره, Arapça إدَارَة (ʾidāra).

Söyleniş

[düzenle]
  • IPA(anahtar): /i.daː.ˈɾe/
  • Heceleme: i‧da‧re

idare (belirtme hâli idareyi, çoğulu idareler)

  1. Yönetme, çekip çevirme; güdüm, yönetim
    •  Bu zat, propagandayı tertip ve idareye memur imiş. M. K. Atatürk
  2. (kamu yönetimi) Ülke işlerinin yürütülmesi, kamuya ilişkin hizmetlerin bütünü.
  3. (kamu yönetimi) Bir kurum veya kuruluşun yönetildiği yer veya makam:
    • 2009 Nalân KARADUMAN, 2009, Şeyler Denizi, sayfa 67 , Kavis Kitap
      "İdare birkaç kez onu çağırmış, derslerinde daha dikkatli olmasını, test sonuçlarını zamanında vermesini ihtar etmişti."
  4. (kamu yönetimi) Bir kurumun işlerini yürüten kurul
    •  Gazete idaresi tarafından zarf kazara açılmış. P. Safa
  5. tutum
    •  Birdenbire, elindeki suyu günlerce idareye mecbur bir kazazede hâline geldim. N. F. Kısakürek
  6. İdare kandili veya lambası.
  7. Hoş görme, göz yumma.
  8. yetinme

Çekimleme

[düzenle]

Sözcük birliktelikleri

[düzenle]

idare amiri, idare biçimi, idare etmek, idare hukuku, idare kandili, idare lambası, idare şekli, mahallî idare, merkezî idare, mülki idare, örfi idare, sivil idare

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Anagramlar

[düzenle]

Lazca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Arapça إدَارَة (ʾidāra).

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: i‧da‧re

İsim

[düzenle]

idare

  1. idare