idare
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Osmanlı Türkçesi اداره, Arapça إدَارَة (ʾidāra).
Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]idare (belirtme hâli idareyi, çoğulu idareler)
- Yönetme, çekip çevirme; güdüm, yönetim
Bu zat, propagandayı tertip ve idareye memur imiş. — M. K. Atatürk
- (kamu yönetimi) Ülke işlerinin yürütülmesi, kamuya ilişkin hizmetlerin bütünü.
- (kamu yönetimi) Bir kurum veya kuruluşun yönetildiği yer veya makam:
- 2009 Nalân KARADUMAN, 2009, Şeyler Denizi, sayfa 67 , Kavis Kitap
- "İdare birkaç kez onu çağırmış, derslerinde daha dikkatli olmasını, test sonuçlarını zamanında vermesini ihtar etmişti."
- 2009 Nalân KARADUMAN, 2009, Şeyler Denizi, sayfa 67 , Kavis Kitap
- (kamu yönetimi) Bir kurumun işlerini yürüten kurul
Gazete idaresi tarafından zarf kazara açılmış. — P. Safa
- tutum
Birdenbire, elindeki suyu günlerce idareye mecbur bir kazazede hâline geldim. — N. F. Kısakürek
- İdare kandili veya lambası.
- Hoş görme, göz yumma.
- yetinme
Bu son hatıralarla sonuna kadar idareye çalışıyorum. — S. F. Abasıyanık
Çekimleme
[düzenle]idare adının çekimi
Sözcük birliktelikleri
[düzenle]idare amiri, idare biçimi, idare etmek, idare hukuku, idare kandili, idare lambası, idare şekli, mahallî idare, merkezî idare, mülki idare, örfi idare, sivil idare
Çeviriler
[düzenle]yönetim
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "idare" maddesi
Anagramlar
[düzenle]Lazca
[düzenle]Köken
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: i‧da‧re
İsim
[düzenle]idare