İçeriğe atla

başlık

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi باشلق (başlık) sözcüğünden devralındı. Morfolojik olarak: baş + -lık.

Söyleniş

[düzenle]

başlık (belirtme hâli başlığı, çoğulu başlıklar)

Herkesin başında bir başlık var. (1)
Çocuk, başlığına dokunuyor. (2)
Adam, atın başlığından tutuyor. (3)
İyon tarzı bir başlığı (4)
Altı dilde yazılmış bir fatura başlığı. (5)
  1. (giyim) Genellikle başı korumak için giyilen şapka; dolambaç, serpuş.
    • "İyi ki güneş açmış, sıcak basmış da başlığını sıyırınca yüzünü görmüş, tanımışlardı." - Necati Cumalı
  2. (giyim) Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık; kapüşon.
    • Yağmur bir anda bastırınca montunun başlığını takıverdi.
  3. (hayvancılık) Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.
  4. Bir sütunun, bir direğin tepeliği.
    • "Önünden yüzlerce defa geçmiş olduğumuz bin yıllık çeşme, bir sütun başlığı birden gözümüzde şahsiyet ve değer kazanırdı." - Sâmiha Ayverdi
  5. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres; antet.
  6. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare; serlevha.
  7. (evlilik, para) başlık parası.
  8. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça.
  9. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım.
  10. (takılar) Kadınların başlarına taktıkları altın, gümüş, boncuk ve taşlarla süslü şey.
  11. Otomobil, dişçi, berber, kuaför vb.nde bulunan koltukların baş konan kısmı.
  12. (avcılık) Doğan, şahin gibi avcı olarak yetiştirilen kuşların gözlerini kapatmak üzere başlarına geçirilen külah.

Çekimleme

[düzenle]

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]