İçeriğe atla

sütun

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Farsça ستون (sutūn veya ustūn, direk, sütun) sözcüğünden.

sütun (belirtme hâli sütunu, çoğulu sütunlar)

Yan yana dizilmiş sütunlar. (1)
Gazetede her bir dil bir sütuna yazılmış. (2)
  1. (mimarlık) Herhangi bir maddeden yapılan, zaman zaman üstünde çıkıntılı bir bölüm olan, genellikle bir altlığa, bazen doğrudan doğruya yere dayalı silindir biçiminde düşey destek; direk, üstüvane, kolon.
    • Terasın mermer sütunlarından birine dayanmış, sessiz sedasız bana baktığını görüyorum. - Reşat Nuri Güntekin
  2. (basın-yayın) Gazete, dergi, kitap vb. yazılı şeylerde, sayfanın yukarıdan aşağıya doğru ayrılmış olduğu dar bölümlerden her biri.
    • Böyle misaller sayıp dökmek gerekse satırlar değil, sütunlar dolar. - Ruşen Eşref Ünaydın
  3. Alt alta sıralanmış şeyler dizisi.
    • Rakam sütunu.
  4. (mecaz) Oldukça yükseğe çıkan ve silindire benzeyen şey
    • Alev sütunu. Su sütunu.
  5. (matematik)Bir tablo veya grafikte düşey durumdaki yüzey.

Deyimler

[düzenle]

sütun gibi, sütununu açmak

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]

Azerice

[düzenle]

sütun

  1. sütun