dost

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

[düzenle]

dost (belirtme hâli dosdu, çoğulu dostlar)

  1. (toplum bilimi) sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi anlaşılan kimse, düşman karşıtı
    Ben giderim adım kalır. Dostlar beni hatırlasın. - Âşık Veysel}}
  2. erkek veya kadının evlilik dışı ilişki kurduğu kimse, zamazingo
    Bir dostu vardı, belalı, çapkın bir delikanlı. - H. R. Gürpınar}}
  3. sahibine sevgi gösteren hayvan
    Köpek insan dostudur.
  4. bir şeye aşırı ilgi duyan, koruyan kimse
    Kitap dostu.

Köken[düzenle]

Farsça: دوست (fa) dôst
Avestçe "zeoşe", eski Farsça "deuş(+ter)", Sanskritçe "coşe", orta Farsça "dôst" (doost), yeni Farsça ise "dust". Kürtçe ise "dost" denir.

Deyimler[düzenle]

dost acı söyler

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "dost"

Çeviriler[düzenle]

Ön ad[düzenle]

  1. iyi geçinen, aralarında iyi ilişki bulunan
    Yüzleri tatlı, dilleri tatlı, dost insanlardı bunlar. - T. Buğra}}

Çeviriler[düzenle]

Atasözleri[düzenle]

Aç ile dost olayım diyen peşin karnını doyursun
Ata dost gibi bakmalı, düşman gibi binmeli
Bin dost az, bir düşman çok
Doğruluk dost kapısı
Domuz derisi post olmaz, eski düşman dost olmaz
Dost acı söyler
Dost ağlatır, düşman güldürür

Azerice[düzenle]

Diğer yazılışlar
Kiril дост
Latin dost
Acem alfabesi دوست

Köken[düzenle]

Farsça: دوست (dost)

[düzenle]

  1. arkadaş, dost

Çekçe[düzenle]

Belirteç[düzenle]

  1. yeterince, yeteri kadar

Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

  1. dost

Köken[düzenle]

Farsça: dôst

Deyimler[düzenle]

dost kazığı
sadık dost

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Kırım Tatarca[düzenle]

[düzenle]

  1. dost, arkadaş

Türkmence[düzenle]

[düzenle]

  1. dost, arkadaş