sert
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Osmanlı Türkçesi سرت sözcüğünden devralındı, Farsça سرد (sard) sözcüğünden.
Söyleniş
[düzenle]Ön ad
[düzenle]sert


- Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan.
- Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen.
Tabakanın sert yaylı kapağını tak diye kapatıyor. — T. Buğra
- Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili.
- zıt anlamlısı: yumuşak
- Ağrı'nın havası çok serttir.
- Güçlü, kuvvetli.
- Güneş yine sertti ama başım gölgedeydi.— 2018, Ayfer Tunç, Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura, Can Sanat Yayınları, s. 113
- Etkisi şiddetli ve keskin olan.
- zıt anlamlısı: hafif
- İçki düşündüğümden sert.— 2020, Mehmet EROĞLU, Yarım Kalan Yürüyüş, İletişim Yayınları, s. 69
- Cabernet Sauvignon adlı bir üzüm çeşidinden yapılan, dünyanın en sert şaraplarından biridir.— 2025, Süleyman KAYMAZ, “Sahaf Hazları”, Kitap-lık, 238. sayı, s. 114
- Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.
- Gönül kırıcı, katı, ters olan.
- Hırçın, öfkeli, hiddetli olan.
- (mecaz) Titizlikle uygulanan.
- eş anlamlısı: sıkı
- Sert bir yöntem.
- (dil bilimi) tonsuz.
Belirteç
[düzenle]sert
- Hırçın, öfkeli, hiddetli olan.
- "Zaten Atatürk'ün ne vakit öfkesine kapılarak herhangi bir kimseye karşı herhangi bir sert harekette bulunduğunu kim hatırlar?" - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]Kategoriler:
- Osmanlı Türkçesi kökenli Türkçe sözcükler
- Osmanlı Türkçesinden devralınan Türkçe sözcükler
- Farsça kökenli Türkçe sözcükler
- Türkçe 1 heceli sözcükler
- Türkçe IPA okunuşu olan sözcükler
- Türkçe sözcükler
- Türkçe ön adlar
- Türkçe kitaptan tanıklıklar
- Türkçe mecmuadan tanıklıklar
- Türkçede dil bilimi
- Türkçe belirteçler