alıcı
Görünüm
| Ayrıca bakınız: alıcılık |
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Ses (dosya)
Ad
[düzenle]alıcı (belirtme hâli alıcıyı, çoğulu alıcılar)
- Alma işini yapan.
- (ticaret) Satın almak isteyen kimse; müşteri.
- 'Sonra, mal satışı her şeyden önce bir organizasyon, bir alıcı ve pazar yerleri bulma işidir. - N. Hikmet
- (fizik) almaç
- (sinema) kamera
- (halk ağzı, İslam) Azrail
Sözcük birliktelikleri
[düzenle]alıcı kuş, alıcı ödemeli, az alıcı, can alıcı, gelin alıcı, göz alıcı, ışınım alıcısı, televizyon alıcısı, uydu alıcısı
Deyimler
[düzenle]alıcı bulmak, alıcı çıkmak, alıcı gözüyle bakmak, alıcı kılığına girmek
Ön ad
[düzenle]alıcı (karşılaştırma daha alıcı, üstünlük en alıcı)
- Kendisine bir şey gönderilen kimse.
Çeviriler
[düzenle]çeviriler
*Almanca: Kundin (de) d, Kunde (de) e, Käufer (de) e, Empfänger (de) e
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "alıcı" maddesi
Azerice
[düzenle]Ad
[düzenle]alıcı