filiz
Görünüm
| Ayrıca bakınız: Filiz |
Türkçe
[düzenle]Ad
[düzenle]filiz (belirtme hâli filizi, çoğulu filizler)

- (bitki anatomisi) Tohumdan veya tomurcuktan çıkan körpe ve küçük dal; sürgün, ışkın, eşkin, cımbar, çıvgın, şıvgın
- Yeşil çeltik filizleri bir parmak uzunluktaydı. - Y. Kemal
- (madencilik) Ocaktan çıkarılan işlenmemiş, başka maddelerle karışık hâlde bulunan, ham maden birleşiği
- Ahmet BÜKE, 2004 İzmir Postası'nın Adamları, sayfa 68 , Kanat Yayınları
- "Demirin en nazlı filiziyle, kömürün en hararetlisini buluştururum."
- Ahmet BÜKE, 2004 İzmir Postası'nın Adamları, sayfa 68 , Kanat Yayınları
Birleşik eylemler
[düzenle]Deyimler
[düzenle]filiz gibi, filizkıran, filiz rengi, soya filizi, maden filizi, turp filizi
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "filiz" maddesi
Gagavuzca
[düzenle]Ad
[düzenle]filiz
- filiz
Köken
[düzenle]- Yunanca phylisa
Kaynakça
[düzenle]- Etymological Dictionaries - Andras Rajki