İçeriğe atla

kazımak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

kazımak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi kazır)

Adam, kartın üzerini kazımış (1)
Adamın ismini isimlikten kazımışlar (2)
Adam, saçını ve sakalını kazımış (4)


  1. bir aleti sürterek bir şeyin yüzündeki tabakayı kaldırmak
    • Tahtanın boyasını kazımak.
  2. bir araç kullanarak silmek, çıkarmak
    • O daktilo yanlışını iğneyle kazıyarak düzeltebilirsin.
  3. sertçe ovmak
  4. tıraş etmek
    • Sakalını kazımak.
  5. metal bir yüzey üstüne sert bir araçla şekil çizmek, yazı yazmak, nakşetmek
    • Mühür kazımak.
  6. aslını, kökünü ayrıntılı bir biçimde araştırmak
    • Avrupalılar, medeni bir adamı kazıyacak olursanız altında gorili bulursunuz, derler. - H. C. Yalçın
  7. (tıp) vücuttaki yabancı bir cismi hasta, zararlı veya istenmeyen bir organı almak, temizlemek, yok etmek
    • Çıbanı kazıyarak aldılar.

Deyimler

[düzenle]

kökünü kazımak


Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Eski Türkçe

[düzenle]
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Eylem

[düzenle]
  1. kazmak ve eşmek
  2. deşmek
  3. kazımak