değmek

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

değmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi değer) değmek -er

[1] aralık kalmayıncaya kadar birbirine yaklaşmak, dokunmak, temas etmek
Kapıdan bir an birbirimize değerek girdik. - Y. Z. Ortaç
[2] ulaşmak, erişmek
Mektup elime değmedi. Yaşı on beşine değince...
[3] istenilen yere düşmek, rast gelmek, isabet etmek
Kurşun hedefe değdi.
[4] değerinde olmak
Benim ömrümün üç günü üç yüz bin liraya değer. - H. Taner
[5] karşılık olmak
Evet, onun için her şeyi feda etmeye değer. - A. Kabaklı
[6] zevk veren şeyler hoşa gitmek
Bu kahve değdi doğrusu.
[7] herhangi bir nitelikte olmak
Babaannem özel bir kadındı. Anlatılmaya değer. - A. Kutlu
[8] değerde olmak
Bütün dünyaya değer gözlerin.

Söyleniş[düzenle]

IPA: de‿ˈmec

Heceleme[düzenle]

Heceleme: değ·mek

Köken[düzenle]

Türkçe Eski Türkçe teg (eş, aynı seviyede, eşit) kelimesinden, teŋ (denk, dengeli), teŋe- (karşılaştırmak, ölçmek). Kazak ve Kırgız dillerindeki теңге kelimesi ile soydaştır. Türkçe'deki denge kelimesi ile akrabadır.

Deyimler[düzenle]

göz değmek

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Türkmence[düzenle]

Eylem[düzenle]

değmek

[1] değmek, dokunmak
[2] eş değerde olmak

Kaynakça[düzenle]

  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.