değmek

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Köken[düzenle]

Eski Türkçe teg(teg, aynı seviyede, , eşit) sözcüğünden, teŋ(teŋ, dengeli, denk), teŋe-(teŋe-, karşılaştırmak, ölçmek). Kazak ve Kırgız dillerindeki теңге kelimesi ile soydaştır. Türkçedeki denge kelimesi ile akrabadır.

Söyleniş[düzenle]

Eylem[düzenle]

değmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi değer)

  1. aralık kalmayıncaya kadar birbirine yaklaşmak, dokunmak, temas etmek
    Kapıdan bir an birbirimize değerek girdik. - Y. Z. Ortaç
  2. değerinde olmak, kıymetinde olmak
    Benim ömrümün üç günü üç yüz bin liraya değer. - H. Taner
  3. erişmek, ulaşmak
    Mektup elime değmedi. Yaşı on beşine değince
  4. değerde olmak
    Bütün Dünya'ya değer gözlerin.
  5. herhangi bir vasıfta olmak
    Babaannem özel bir kadındı. Anlatılmaya değer. - A. Kutlu
  6. karşılık olmak
    Evet, onun için her şeyi feda etmeye değer. - A. Kabaklı
  7. istenilen yere düşmek, rast gelmek, isabet etmek
    Kurşun hedefe değdi.
  8. zevk veren şeylerle hoşa gitmek
    Bu kahve değdi doğrusu.

Çekimleme[düzenle]

Zıt anlamlılar[düzenle]

Deyimler[düzenle]

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Türkmence[düzenle]

Eylem[düzenle]

değmek

  1. değmek, dokunmak
  2. eş değerde olmak

Kaynakça[düzenle]

  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.