aralık
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]aralık (belirtme hâli aralığı, çoğulu aralıklar)
- Elverişli durum, müsait hâl, uygun fırsat
- İki şey arasındaki mesafe, iki şeyin arasındaki boşluk, fasıla
- İki masa arasında bir metre aralık var.
- koridor
- Ayfer TUNÇ, 2014 Dünya Ağrısı, sayfa 156
- "Hava dışarıda durulamayacak kadar soğuduğu için avluya çıkan dar aralığa, çay ocağının yanına yerleştiler."
- Ayfer TUNÇ, 2014 Dünya Ağrısı, sayfa 156
- (aylar) yılın on ikinci ayı
- eş anlamlıları: birinci kânun, ilk kânun, kânunuevvel
- (hijyen, mimarlık) tuvalet
- (ekonomi) borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre
- (fizik) bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık
- (matbaacılık) matbaacılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık
- eş anlamlısı: espas
- (müzik) iki nota arasındaki perde uzaklığı
- (müzik) portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk
- Portenin beş çizgisi arasında dört aralık vardır.
- (spor) toplu beden eğitiminde art arda dizilenlerin arasındaki açıklık
Çekimleme
[düzenle]aralık adının çekimi
Alt kavramlar
[düzenle]Deyimler
[düzenle]Türetilmiş kavramlar
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]aylar
|
Belirteç
[düzenle]aralık
- yarı açık olarak
- İyice kararmış çarpık bir tahta kapı aralık duruyordu. — Çetin Altan
Ön ad
[düzenle]aralık (karşılaştırma daha aralık, üstünlük en aralık)
- tam kapanmamış, yarı açık
- Aralık kapıdan yatağı görmüştü demin. — Oktay Akbal
Çeviriler
[düzenle]yarı açık
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "aralık" maddesi