örnek

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Söyleniş[düzenle]

IPA: /øɾˈnec/

Heceleme[düzenle]

Heceleme: ör·nek

[düzenle]

örnek (belirtme hâli örneği, çoğulu örnekler)

  1. benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model
    Mehmet Akif'in yetişmesi, gençlere bir örnek olarak anlatılmaya layıktır. - İ. A. Gövsa
  2. incelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası, numune
    Vali, burada yapılmış olan peynirlerden bir örnek görmek istedi. - M. Ş. Esendal
  3. bir şeyin benzeri, tıpkısı, kopyası, misil
  4. bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılan davranış, misal
  5. durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey, model, paradigma
    Onların özü sözü birdir. Hayatları bizim için örnektir. - N. Hikmet
  6. (kimya) bir maddenin bütün özelliklerini içeren küçük bölümü

Deyimler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Alt kavramlar[düzenle]

[1] ilk örnek, şal örneği

Deyimler[düzenle]

elverişlilik örneği
örnek bitkisi
tek örnek

Sözcük birliktelikleri[düzenle]

[*] örneğini almak, örneğini çıkarmak, örnek olmak, örnek oluşturmak, örnek vermek

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

[*] örnekçe, örnekçi, örnekçik, örnekken, örnekle, örneklem, örnekleme, örnekli, örnekse, örneksi, örneksiz

Köken[düzenle]

Türkçe:

Kaynakça[düzenle]

Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

[1] örnek

Köken[düzenle]

Eski Türkçe: örnäk

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki
  • Sinanoğlu, Oktay (1978). Fiziksel Kimya Terimleri Sözlüğü. Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.