İçeriğe atla

meme

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: même

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

me-me “emme, emilen şey” çocuk dilinden türetilmiştir.

=Söyleniş

[düzenle]

meme (belirtme hâli memeyi, çoğulu memeler)

(anatomi): İnsan memesi (1)
Kadının kulak memesinde takı var (2)
  1. (anatomi) yavrularını emzirmek için, memelilerin göğsünde türlü biçim ve sayıda bulunan, meme başı denilen çıkıntıları olan organ.
    • Hem sonra insan dişisindeki o güzelim meme hangi memelide var ki?!..
      — 1997, Can YÜCEL, “Siyaset Meydanı'nda Hastalık Yüzünden Konuşamadığım Konuşma”, Öküz, 34. sayı, s. 6
  2. (anatomi) vücudun herhangi bir yerinde oluşmuş küçük çıkıntı; bicik, emcek, emcik
    • O, sağ elinin parmaklarını bükerek kulak memesinin altına koymuş, ağzı açıktı. - S. F. Abasıyanık}}
  3. bazı araçların meme başına benzeyen bölümü
    • Tam topu şişirmiş, memesini bağlıyordu. - R. Ilgaz}}
  4. (silahlar) ateşli silahların veya bazı patlayıcıların ateşlendiği çıkıntı
    • Mayının memesini bulmak sabır ister.
      — 1996, Faruk EREM, Bir Ceza Avukatının Anıları, s. 31
    • Hemen keltere dayalı çifteye doğru koşarken cebinden iki kapsül çıkardı ve horozun altındaki memeye sıkıca yerleştirdi.
      — 2022, Hüseyin Emin YENER, Urla Cennet İken, Moyes Yayıncılık, sayfalar 16-17
  5. (denizcilik) gemi çıpasında kolların birleştiği şişkin yer

Çekimleme

[düzenle]

Eş anlamlılar

[düzenle]

ampul, ayva, balkon, bodoslama, bomba, cephe, cucu, çakıl, çan, çıban, çıngırak, çunçun, elma, far, füze, füze gibi, güğüm, güverte, hepsi senin mi?, ikizler, kaçak inşaat, kristal lamba, küre, küskün, mal, mihrap, portakal, protez, şanzıman, şeftali, tampon, taret, titi, vaşington, vitrin, yedek parçalar

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

meme başı, meme bezi, meme süngeri, basur memesi, göz memesi, gözyaşı memesi, keçimemesi, kızmemesi, köpekmemesi, kulak memesi, tavşanmemesi

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]