meme
Görünüm
| Ayrıca bakınız: même |
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]me-me “emme, emilen şey” çocuk dilinden türetilmiştir.
=Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]meme (belirtme hâli memeyi, çoğulu memeler)


- (anatomi) yavrularını emzirmek için, memelilerin göğsünde türlü biçim ve sayıda bulunan, meme başı denilen çıkıntıları olan organ.
- Hem sonra insan dişisindeki o güzelim meme hangi memelide var ki?!..— 1997, Can YÜCEL, “Siyaset Meydanı'nda Hastalık Yüzünden Konuşamadığım Konuşma”, Öküz, 34. sayı, s. 6
- (anatomi) vücudun herhangi bir yerinde oluşmuş küçük çıkıntı; bicik, emcek, emcik
- O, sağ elinin parmaklarını bükerek kulak memesinin altına koymuş, ağzı açıktı. - S. F. Abasıyanık}}
- bazı araçların meme başına benzeyen bölümü
- Tam topu şişirmiş, memesini bağlıyordu. - R. Ilgaz}}
- (silahlar) ateşli silahların veya bazı patlayıcıların ateşlendiği çıkıntı
- Mayının memesini bulmak sabır ister.— 1996, Faruk EREM, Bir Ceza Avukatının Anıları, s. 31
- Hemen keltere dayalı çifteye doğru koşarken cebinden iki kapsül çıkardı ve horozun altındaki memeye sıkıca yerleştirdi.— 2022, Hüseyin Emin YENER, Urla Cennet İken, Moyes Yayıncılık, sayfalar 16-17
- (denizcilik) gemi çıpasında kolların birleştiği şişkin yer
Çekimleme
[düzenle]Eş anlamlılar
[düzenle]ampul, ayva, balkon, bodoslama, bomba, cephe, cucu, çakıl, çan, çıban, çıngırak, çunçun, elma, far, füze, füze gibi, güğüm, güverte, hepsi senin mi?, ikizler, kaçak inşaat, kristal lamba, küre, küskün, mal, mihrap, portakal, protez, şanzıman, şeftali, tampon, taret, titi, vaşington, vitrin, yedek parçalar
Türetilmiş kavramlar
[düzenle]meme başı, meme bezi, meme süngeri, basur memesi, göz memesi, gözyaşı memesi, keçimemesi, kızmemesi, köpekmemesi, kulak memesi, tavşanmemesi