konak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]
Ad
[düzenle]konak (belirtme hâli konağı, çoğulu konaklar)
- (iskân) büyük ve gösterişli ev
- 1944: Ekmel İZDEM, 1944 Dünkü - Bugünkü Akhisar, sayfa 94 , Ülkü Basımevi
- "Konaklar iki katlıdır. Geniş bir avlu içinde hayvan damı, mutpak, uşak ve hizmetçi odaları, helâlar, havuz vardır."
- 1944: Ekmel İZDEM, 1944 Dünkü - Bugünkü Akhisar, sayfa 94 , Ülkü Basımevi
- (kamu yönetimi) vali, kaymakam gibi önemli devlet görevlilerinin resmi konutu
- 2025: Tahir ABACI, 2025 Usta Nazar, sayfa 44 , Şairler, Yazarlar ve Partiler , 115. sayı,
- "Rıza Tevfik, Edirne'nin bir ilçesinde kaymakam konağında doğar."
- 2025: Tahir ABACI, 2025 Usta Nazar, sayfa 44 , Şairler, Yazarlar ve Partiler , 115. sayı,
- (kara ulaşımı, ölçü birimleri) araba veya hayvanla bir günde alınan yol
- 2009 Nalân KARADUMAN, 2009 Şeyler Denizi, sayfa 102 , Kavis Kitap
- "Bu sondan bir önceki konakta ilk kez mekân artık belirli bir mekâna dönüşüyor, içimdeki ayaklar uzun yollardan sonra ilk kez, kendime doğru, kendimin olacak birkaç parça eşya ve bir çatı altına doğru gidiyordu."
- 2009 Nalân KARADUMAN, 2009 Şeyler Denizi, sayfa 102 , Kavis Kitap
- yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer
- (halk ağzı) kundak çocuklarının başlarında görülen kepek tabakası
- (halk ağzı) gözde oluşan ince tabaka
Atasözleri
[düzenle]köylü, misafir kabul etmeyiz demez, konacak konak yoktur der
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "konak" maddesi
Ek okumalar
[düzenle]- Vikipedi'de konak
Gagavuzca
[düzenle]Ad
[düzenle]konak
Kaynakça
[düzenle]- Etymological Dictionaries - Andras Rajki