İçeriğe atla

kapak

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: Kapak

Türkçe

[düzenle]
Bir şişenin kapağı. (1)

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi قپاق (kapak) sözcüğünden devralındı, *kapɣak sözcüğünden, Ana Türkçe *kapgak sözcüğünden devralındı, *kap-.

Söyleniş

[düzenle]

kapak (belirtme hâli kapağı, çoğulu kapaklar)

  1. Her türlü kabın üstünü örtmeye veya bir deliği kapamaya yarayan nesne:
    • "Evin en alt katına indik, oradan da bir mahzen kapağı açtılar." - Refik Halit Karay
  2. Dolap, sandık vb.ni örtmeye yarayan parça
  3. Dolap kapağı
  4. Kitap, defter vb.nin en üstüne geçirilen, kalın kâğıt, karton, plastik vb. malzemeden yapılan kılıf; kap
    • "Kapağını, geceleri aynı masa etrafında buluştuğu ressamlardan birine çizdirecekti." - Attilâ İlhan
  5. (marangozluk) Biçilen ağaç kütüklerinin iki yanından çıkan, düzgün olmayan tahta.
  6. Zıvanada iki dış yan parça.

Çekimleme

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

dolap kapağı, egzoz kapağı hava kapağı, kapak kızı, kapak resmi, kapak tahtası, üçüncü göz kapağı

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

kapakçık, kapaklı, kapaksız


Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]


Çağatayca

[düzenle]
  1. gataye, serpoş, örtü

Endonezce

[düzenle]

kapak

  1. (aletler) balta

Gagavuzca

[düzenle]

kapak

  1. (yazı, kitap) kapak

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe qap

Malayca

[düzenle]

kapak

  1. (aletler) balta

Kaynakça

[düzenle]
  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.