çalkalamak

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

çalkalamak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi çalkalar) çalkalamak -r

  1. sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak
    Fincanını çalkalayıp çalkalayıp diker, dibinde hiç telve bırakmamacasına! - A. İlhan
  2. içinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak
    Kahvelerde zar çalkalayan avuçlar görüyorum. - Y. Z. Ortaç
  3. bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek
    Tabakları çalkalamak. Bardakları çalkalamak. Ağzını çalkalamak.
  4. tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek
  5. vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak
    Aşağıdan yavrum, aşağıdan diye göbek çalkalıyordu. - O. C. Kaygılı
  6. kuluçka yumurtalarını çevirmek
  7. sağlığının bozulmasına yol açmak

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]