İçeriğe atla

tek

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Ön ad

[düzenle]

tek (karşılaştırma daha tek, üstünlük en tek)

(ön ad): Bu tek harita Türklerin bir zamanlar yaşadığı coğrafyayı gösteriyor. (1)
(ön ad): Tek dikilmiş bir flama (4)
  1. Eşi, benzeri olmayan; vahit, biricik, yegâne
    • Hamit, biliyorsunuz edebiyatımızın tek dâhisidir. - Y. Z. Ortaç
  2. (ölçü birimleri) Kadeh içinde belirli ölçüde olan içki.
  3. Hiç, hiçbir
    • "Tek kelime konuşmadan bu yokuşu indik." - Refik Halit Karay
  4. Yalnız başına.
    • "Mezarlıkta Süleyman Ağa’nın taşı tek kalmazdı..." - Memduh Şevket Esendal
  5. (matematik) İki ile bölünemeyen sayı.
    • Üç, beş, yedi ... tek sayılardır.
  6. Sessiz, hareketsiz, uslu olan.


Deyimler

[düzenle]

tek dalmak, tek geçmek, tek kale oynamak, tek kürekle mehtaba çıkmak, tek sıra olmak, tek durmak, tek durmamak

Sözcük birliktelikleri

[düzenle]

tek adam, tek anlamlılık, tek başına, tekbenci, tek biçim, tek bilek, tek çekirdekli, tek çenekli, tek delikliler, tek ders imtihanı, tek ders sınavı, tek duvar mutfak, tekdüze, tek elden, tek erkçi, tek erklik, tek eşli, tek evli, tek fazlı, tekgövde, tek heceli dil, tek hücreli, tek kişilik, tek liste, tek örnek, tek parmaklılar, tek partili, tek pas, tek renkli, tek sayı, tek seçici, tek sesli, tek tabanca, tek tanrıcı, tek tanrılı, tek taraflı, tektaş, tek tırnak işareti, tek tırnaklılar, tek tip, tek tük, tek vücut, tek yanlı, tek yön, tek yumurta ikizi, tek yürek, teker teker, ikitek, iki tek, dörttek, sekiztek, teke tek

tek (belirtme hâli teki, çoğulu tekler)

(ad): Adam, eldivenin tekini giyiyor. (1)
  1. Birbirini tamamlayan veya aynı türden olan nesnelerden her biri.
    • "Garsona umutsuzca bir göz attıktan sonra eldiveninin sol tekini çıkardı." - Rıfat Ilgaz

Belirteç

[düzenle]

tek

  1. Önüne getirildiği cümleye istek ve özlem kavramı katar.
    • "Versinler de ne verirlerse versinler birader, tek versinler." - Aziz Nesin
  2. yalnızca.
    • Bunun için tek bir yol var.


Çeviriler

[düzenle]

Çeviriler

[düzenle]

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Gagavuzca

[düzenle]

Ön ad

[düzenle]

tek

  1. tek

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe täk

Deyimler

[düzenle]
tek kürekle mehtaba çıkmak

Atasözleri

[düzenle]
Fukaranın tavuğu tek tek yumurtlar
Tek kanatla kuş uçmaz

Kaynakça

[düzenle]
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Kuzey Kürtçe

[düzenle]

Ön ad

[düzenle]

tek

  1. tek, bir, biricik