konmak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Eylem
[düzenle]
konmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi konar)
- Kuş ve uçak gibi uçan şeylerin bir yere inmesi, bir yerde sabit kalması
- Bir bülbül gelip konmuştu havuzun kıyısına. - Ç. Altan
- Yolculukta geceyi geçirmek için bir yerde kalmak.
- eş anlamlısı: konuk olmak
- Kısa bir süre için bir yere yerleşmek, bir yeri yurt edinmek.
- (argo) Bir şeyi emeksiz elde etmek
- Ayşe de yarın öbür gün bir lise hocası olacak belki de servete de konacaktı. - H. E. Adıvar
Eylem
[düzenle]konmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi konar)
- koyma işinin yapılması
- Yemeğe tuz konur.
Çekimleme
[düzenle]