gün
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Osmanlı Türkçesi كون, Eski Türkçe kün (kün).
Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]gün (belirtme hâli günü, çoğulu günler)
- (gök bilimi) Güneş kelimesinin eş anlamlısı
- Güneş ışığı
- gündüz kelimesinin eş anlamlısı
- Yer yuvarlağının kendi ekseni etrafında bir kez dönmesiyle geçen 24 saatlik süre.
- eş anlamlısı: ruz
- Kız kardeşi üç yıl, bir gün olsun canı sıkılmadan yaşadı Tatvan'da.
- (zaman) İçinde bulunulan zaman.
- "Aylıkları, günün ihtiyaçları karşısında devede kulak gibi kalıyordu." - Reşat Nuri Güntekin
- (zaman) Zaman, sıra.
- Derya'dan önce, onu sıcak koltuğundan kaldırıp Bursa'nın yollarına düşüren ve adına yayınevi kurduğu Öznur'la şimdi adını anmak istemediği o kadından çok çok önce, 12 Eylül günlerinde Sema vardı.— 2026, Ethem Baran, Kırkikindiler Bittiğinde, İletişim Yayınları, s. 15
- Çağ, devir.
- İyi yaşanmış zaman
- Zavallı gün görmedi.
- Bayram niteliğinde özel gün.
- Şubat biz öykücüler için biraz da 14 Şubat değil midir... 14 Şubat ise 'Dünya Öykü Günü'.— 2026, Jale SANCAK, “Yeni Öyküler Arasında”, Varlık, 1421. sayı, s. 94
- Belirli günlerde ev hanımlarının konuk ağırlamak için yaptıkları toplantı.
- Yarın Ayşe Hanım'ın günü.
Çekimleme
[düzenle]
Atasözleri
[düzenle]- ak akçe kara gün içindir
- ak gün ağartır, kara gün karartır
- arife günü aşa ne, bayram günü tıraşa ne?
- arife günü yalan söyleyenin bayram günü yüzü kara çıkar
- bir adama kırk gün ne dersen o olur
- bir günlük ölüye üç gün yiyecek gerek
- buyurmadan tutan evlat, gün doğmadan kalkan avrat, deh demeden yürüyen at
- deliye her gün bayram
- dünya ölümlü, gün akşamlı
- eski diye atma kürkünü; gerek olur bürünürsün bir günü
- fukaranın düşkünü, beyaz giyer kış günü
- gün gelir devran döner
- imece günü bulutlu, görmeyene ne mutlu
- keser döner, sap döner, gün gelir hesap döner
- zenginin azğını, kürk giyer yaz günü
- gün varken davarını eve götür
Deyimler
[düzenle]gün ağarmak, gün almak, gün atmak, gün batmak, gün bugün, gün doğmadan kimliği söylenmez, gün doğmadan neler doğar, gün doğmak, (birine) gün doğmak, güne göre kürk giyinmek gerek, gün eylemek, gün geçer, kin geçmez, gün geçirmek (veya öldürmek), (birine) gün geçmek, gün gibi açık, gün görmemek, gün güne uymaz, gün kavuşmak, gün koymak, günlerden bir gün, günleri gece olmak, günleri sayılı olmak, gün meselesi, gün ola harman ola, gün olur yılı besler, yıl olur günü beslemez, gün saymak, günü kurtarmak, gününü kurtarmak, günü dolmak, günü gününe uymaz, gününü saymak, günlerini saymak], gününü doldurmak, gününü görmek, gününü göstermek, gününü gün etmek, günü yetmek, gün yemek, gün yüzü görmemek, gün yüzü görmemiş söz, gün yüzü görmemiş küfür, gün yüzüne çıkmak
Türetilmiş kavramlar
[düzenle]günâşık, günaşırı, günaydın, gün balı, gün balığı, gün batımı, gün batısı, günbegün, günberi, gün boyu, günçiçeği, gün dikilmesi, gün doğusu, gündöndü, gün dönümü, gün durumu, güngörmez, güngörmüş, gün gülü, gün günden, günısı, gün ışığı, günindi, gün merkezli, gün ortası, günöte, Gün tutulması, gün tün eşitliği, gün yağmuru, gün yayı, gün yeli, bir gün, günden güne, günebakan, günler günü, günübirlik, günü geçmiş, günü gününe, günün adamı, günün birinde, ala gün, artık gün, ay gün takvimi, ay gün yılı, bir gün, ek gün, ertesi gün hapı, her gün, ilk gün zarfı, iyi gün, iyi gün dostu, kara gün, kara gün dostu, mübarek gün, öbür gün, ön gün, öte gün, özel gün kartı, özel gün zarfı, tam gün, yarım gün, bugünkü günde, ana baba günü, arife günü, aşure günü, bayram günü, çalışma günü, doğum günü, güneş günü, halk günü, hesap günü, imza günü, iş günü, kabul günü, kandil günü, kış günü, kıyamet günü, mahşer günü, okuma günü, paça günü, yaş günü, yıldız günü
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]Azerice
[düzenle]Köken
[düzenle]Eski Türkçe kün (kün).
Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: gün
Ad
[düzenle]gün
- (zaman) gün
Ek okumalar
[düzenle]- Azerice Vikipedi'de gün
Türkmence
[düzenle]Köken
[düzenle]Eski Türkçe kün (kün).
Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: gün
Ad
[düzenle]gün
- (zaman) gün
Ek okumalar
[düzenle]- Türkmence Vikipedi'de gün
- Osmanlı Türkçesi kökenli Türkçe sözcükler
- Türkçe 1 heceli sözcükler
- Türkçe IPA okunuşu olan sözcükler
- Türkçe sözcükler
- Türkçe adlar
- Türkçede gök bilimi
- Türkçede zaman
- Türkçe kitaptan tanıklıklar
- Türkçe mecmuadan tanıklıklar
- Eski Türkçe kökenli Azerice sözcükler
- Azerice 1 heceli sözcükler
- Azerice sözcükler
- Azerice adlar
- Azericede zaman
- Eski Türkçe kökenli Türkmence sözcükler
- Türkmence 1 heceli sözcükler
- Türkmence sözcükler
- Türkmence adlar
- Türkmencede zaman