indirmek
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Eylem
[düzenle]indirmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi indirir)


- yüksekten, sarp ve kötü yerden veya yukarıdan aşağıya inmesini sağlamak
- Zeynep'i o sel yatağından, yağdan kıl çeker gibi indirdi. - Yaşar Kemal
- bir taşıt veya binek hayvanından aşağıya almak
- fiyatını azaltmak, düşürmek
- (şiddet) hızla vurmak
- İhtiyar bastonunu oğlunun kafasına indirmiş, Rüstemin alnındaki perçemleri arasında kırmızı bir yara açılıvermişti.— 1936, Sait Faik ABASIYANIK, “Loğsa”, Ağaç, 8. sayı, s. 14
- kapamak.
- Kepenkleri indirmek.
- (hava) yağmur, sis vb. doğa olayının aniden oluşması.
- Haberlerle birlikte hızlı bir yağmur indirdi. - Necati Cumalı
- kırmak, tahrip etmek
- Göstericiler binanın camlarını indirmişler.
- (bilişim) bilgisayara yüklemek.
- Programı, dediğin siteden indirdim.
- (kaba konuşma, şiddet) genellikle ateşli silahla vurmak
- Birkaç terörist de indirdim mi süper olur!— 2014, Ayfer Tunç, Dünya Ağrısı, Can Sanat Yayınları, s. 176
- (kaba konuşma) kusmak
- Hop mop diyemeden hark diye indirmiş yediği içtiği ne varsa. .— 2014, Ayfer Tunç, Dünya Ağrısı, Can Sanat Yayınları, s. 244