yıldız

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Yıldız

Türkçe[düzenle]

[düzenle]

Durum Tekil Çoğul
Yalın yıldız yıldızlar
Belirtme (-i) yıldızı yıldızları
Yönelme (-e) yıldıza yıldızlara
Bulunma (-de) yıldızda yıldızlarda
Çıkma (-den) yıldızdan yıldızlardan
Tamlayan yıldızın yıldızların

yıldız -zı

[1] (gök bilimi) ekirdeğinde füzyon sonucunda açığa çıkan enerjiyi uzaya ışınım biçiminde yayan, ışıklı gök cisimlerinden her biri
Baktık geceden fecre kadar ellerde. Yıldızlara yükselen kadehler gördük. - Y. K. Beyatlı
[2] (sanat) ünlü veya önemli oyuncu veya şarkıcı, sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçısı, star
Bir keresinde de bir yerli opera yıldızımız gelmişti. - H. Taner
[3] bir noktadan çevreye beş veya daha fazla çıkıntısı olan çok köşeli şekil
Türk bayrağındaki yıldız beş ışınlıdır.
[4] (mecaz) bir toplulukta, bir meslekte, üstün başarı gösteren kimse
Cebirde, geometride, fizikte sınıfımızın yıldızı idim. - Y. Z. Ortaç
[5] (mecaz) baht, şans, talih
[6] (denizcilik) kuzey 360°'lik yön, kuzey
[7] (meteoroloji) kuzey yönünden esen rüzgâr

Köken[düzenle]

[1] Eski Türkçe:

Sözcük birliktelikleri[düzenle]

Deyimler[düzenle]

yıldız akmak, yıldız kayması, yıldız uçmak
yıldızı parlamak, yıldızı sönmek
yıldızı açık olmak
yıldızı barışmamak, yıldızları saymak, yıldıza kement atmak, yıldızları barışık olmak, yıldızları saydırmak

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Ön ad[düzenle]

[1] yıldız biçiminde olan

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]


Rüzgârlar

yıldız | kıble | gündoğusu | günbatısı | poyraz | karayel | keşişleme | lodos

Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

[1] yıldız

Köken[düzenle]

[1] Eski Türkçe: jultuz

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Kırım Tatarca[düzenle]

[düzenle]

[1] yıldız