kıble
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Osmanlı Türkçesi قبله sözcüğünden, o da Arapça قِبْلَة (ḳibla(t), “yön, özellikle namaz yönü”) sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça قَبَلَ (ḳabala, “yöneldi”) fiilinin ism-i merresidir.
Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]kıble (belirtme hâli kıbleyi, çoğulu kıbleler)


- (İslam) Bazı ibadetler yerine getirilirken dönülen Kâbe'nin bulunduğu yön.
- Ne zaman annem, teyzem yan yana kıbleye dönseler birbirimize göz atardık.— 2010, Ahmet BÜKE, Kumrunun Gördüğü, Can Sanat Yayınları, s. 38
- (yönler) Bulunulan yerden Kâbe'nin bulunduğu yön
- (rüzgâr) Güneyden esen sıcak ve nemli yel.
- (yönler) Güney 180 derecelik yön.
- (mecaz) Sıkıntılı bir durumda yardım umarak başvurulan yer.
Çekimleme
[düzenle]Atasözler
[düzenle]Türetilmiş kavramlar
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]
| Rüzgârlar [değiştir] |
|---|
| yıldız | kıble | gündoğusu | günbatısı | poyraz | karayel | keşişleme | lodos |
Kaynakça
[düzenle]- Nişanyan Sözlük'te: kıble.
Ek okumalar
[düzenle]- (İslâm, tarih): Vikipedi'de kıble
- Vikipedi'de Kıble (anlam ayrımı)